Ad

"AİHM yargıçlığı her hukukçunun hayali"

91529

AİHM'in yeni Türk yargıcı Saadet Yüksel 2 Temmuz 2019 tarihinde mahkemenin Strasbourg’daki merkezinde düzenlenen yemin töreniyle göreve başladı. Yüksel, 9 yıl sürdüreceği bu görevle ilgili olarak DW Türkçe’ye konuştu.

Saadet Yüksel ile AİHM’nin bağlı olduğu olduğu Avrupa Konseyi’nin Strasbourg kentindeki ana binasında buluşuyoruz. Yüksel, Strasbourg’a ayak bastığı günden bu yana hem yeni evine yerleşme hususunda, hem de AİHM’deki çalışma ritmi bakımından tahmininden daha yoğun bir tempoyla karşılaştığını anlatıyor. AİHM’deki yargıçlar ve personelin gösterdiği yakın ilgiden de memnun kaldığını söylüyor.

Derhal söyleşimize geçiyoruz. Saadet Yüksel, geçmişte, eğitim veya çalışma hayatı boyunca, AİHM yargıçlığını düşünmüş müydü? Böyle bir hayali var mıydı? Tereddütsüz yanıt veriyor: "Kıta Avrupa hukuku içerisinde çalışan her hukukçunun AİHM’de yargıç olmak gibi bir hayali ve hedefi vardır. Bunu gerçekleştirebildiğim için çok mutluyum."

AİHM’nin yeni Türk yargıcı, henüz Strasbourg'a geleli bir hafta da olsa, ayağının tozuyla dava dosyalarını incelemeye başladı. Mahkeme önümüzdeki günlerde yaz tatiline girmeden bitirilmesi gereken dosyalar var. Eylül’den itibaren de gündem yoğun olacak. Ancak her AİHM yargıcı için olduğu gibi Saadet Yüksel için de bu dosyaları incelemeye başlamadan önce bir yemin töreni düzenlendi.

"Yemin töreni mutluluk ve gurur verdi"

Yüksel, AİHM kariyerinde önemli bir an olan yemin töreninin kendisine "mutluluk ve gurur verdiğini" söylüyor: "Dürüst, tarafsız ve bağımsız bir yargıç olarak görev yapacağıma dair yemin ederek AİHM yargıçlığı görevine başladım. Aynı zamanda heyecanlı, mutlu ve gururluyum. Mutluyum, çünkü tüm Avrupa’nın yakından takip ettiği, insan hakları hukuku bakımından izlediği, benim de hukukçu bir akademisyen olarak kişisel çalışmalarımda yararlandığım mahkemede şu an yargıç olarak görev yapmaya başladım. Gururluyum, çünkü AİHM’in en genç yargıcı olarak göreve başladım. Bu da bir Türk yargıca nasip oldu."

"İlklerin yaşandığı yemin töreni"

AİHM’nin ana duruşma salonunda düzenlenen yemin töreni gerek katılımcı sayısı gerekse katılımcıların niteliği açısından rutin ve kalıplaşmış normların ötesinde gerçekleşti. Yüksel, bu durumu "ilklerin yaşandığı bir yemin töreni" olarak tanımlıyor: "Bugüne kadar gerçekleşen yemin törenleri arasında nicelik ve nitelik itibarıyla en yüksek düzey katılımın olduğu yemin töreni oldu. Yemin töreni vesilesiyle tüm ailem, arkadaşlarım, öğrencilerim, Avrupa Konseyi Türkiye Daimi Temsilcisi, Türk yüksek yargısının temsilcileri, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’ın sayın başkanları, sayın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı burada Strasbourg’daydı."

Türkiye yüksek yargısının en üst kademesinin yemin töreni için Strasbourg’a gelmesi, genelde bu törenler olağanüstü sade ve sessiz sedasız bir ortamda gerçekleştiğinden, AİHM ve AİHM’nin bağlı olduğu Avrupa Konseyi’nde ilk önce şaşkınlık yarattı. Ancak daha sonra "Neden olmasın? Böyle olmasını yasaklayan bir kural da yok" denildi.

"AİHM’de tepkiler olumlu"

Saadet Yüksel de AİHM’den gelen tepkilerin olumlu olduğunu söylüyor: "Tüm yüksek yargının burada yemin töreninde olması AİHM tarafından olumlu karşılandı. Gösterilen ve verilen önem ve değer açısından da anlamlı değerlendirildi. Mahkeme başkanı başta olmak üzere mahkemenin tüm yargıçları bu memnuniyeti ulusal ve ulusalüstü yargı arasındaki diyalog bakımından da birçok kez, hem tören sırasında hem de sonrasında dile getirdiler."

Yüksel 9 yıllığına AİHM yargıcı seçildi. AİHM’nin Rusya, Ukrayna ve Romanya’dan sonra "en iyi dördüncü müşterisi" konumundaki Türkiye’den gelen davalara "Türk yargıç" sıfatıyla otomatik olarak katılacak. Fakat bir "Avrupa yargıcı" olarak diğer Avrupa devletlerine karşı açılmış veya açılacak davaları karara bağlayan dairelerde de görev yapacak.

800 milyon Avrupalının mahkemesi

Peki, Saadet Yüksel bir Avrupa yargıcı olarak, yer yer etkinliği sorgulanan AİHM’ne nasıl bakıyor? Yüksel bu soruya, "AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde düzenlenen hakların güvencesi bakımından en önemli mekanizma. Bu mekanizma yaklaşık 800 milyon nüfusa hitap eden bir yargısal etkiye sahip. AİHM sadece Avrupa Konseyi’ne üye devletler bakımından değil, tüm Avrupa bakımından insan hakları hukukunun kaynakları açısından izlenen, takip edilen bir uluslarüstü yargı makamı" yanıtını veriyor.

Sonra da ekliyor: "Ben de bu sorumluluk ve bilinçle tüm Avrupa’da insan hakları güvencesine katkıda bulunacak şekilde çalışmalarımı sürdüreceğim. Mahkemeden de bu yönde benden bir beklenti olduğunu şimdiden görebiliyorum. Göreve yoğun bir gündem ve tempoyla başladım."

Kayhan Karaca

©Deutsche Welle Türkçe

Ad

Yorum Yaz