Ad

Ankara'da Türkiye ve ABD heyetleri arasında Suriye pazarlığı

81397
Ad

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekilme kararını duyurduğu 19 Aralık'tan bu yana Türk ve Amerikan yönetimleri arasındaki en en üst düzey yüz yüze görüşmeler bugün Ankara'da yapılacak. Trump'ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, IŞİD'le Mücadele Koordinatörü James Jeffrey ve ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford'dan oluşan Amerikan heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahim Kalın liderliğindeki Türk heyetiyle görüşecek. ABD heyetinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da kabul edilmesi bekleniyor.

Türkiye ve ABD heyetleri, bugün Amerikan askerlerinin Suriye'den çekilmesi sürecinin koordinasyonunu, IŞİD'le mücadelenin seyrini ve YPG'nin geleceğini ele alacak.

Ancak son günlerde Washington'dan yapılan açıklamalar, çekilme kararının duyurulduğu 19 Aralık'taki iyimser havanın dağıldığını, Türkiye ve ABD'nin özellikle YPG konusunda görüş ayrılığının sürdüğünü gösteriyor.

Görüşmelerin odak noktasını, sayısı 2 bini bulan Amerikan askerinin Suriye'den çekilme süreci oluşturacak. Çekilmenin nasıl ve hangi süratte yapılacağı, ABD askerlerinin boşalttığı bölgelerin kimin kontrolüne geçeceği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin IŞİD'le mücadelesi için gerekli koşulların nasıl sağlanacağı ve YPG'nin konumu gibi konular gündemin önemli başlıkları olacak.

Ancak ABD'den son günlerde yapılan açıklamalar, 19 Aralık'ta duyurulan çekilme kararının önemli değişikliklerden geçtiğini gösteriyor:

Trump'ın ilk açıklamasından farklı olarak çekilme süreci yavaş ve bir zaman dilimi içerisinde gerçekleşecek. Ayrıca "Suriyeli Kürtlerin korunacağına" ilişkin olarak Ankara'dan garanti isteniyor.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun Suriyeli Kürtlerin Türkiye tarafından "katledilmesini" istemediklerini söylemesi, Bolton'ın da Suriyeli Kürtlerin korunacağına ilişkin garantiler gelmeden çekilmenin gerçekleşmeyeceğini söylemesi, bu pozisyon değişikliğinin en önemli göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Çekilme aylarca sürebilir

Her iki yetkilinin de açıklamasına açık tepki veren Ankara, ABD'li yetkililerin kritik görüşmeler öncesinde müzakere masasını kendi çıkarları açısından şekillendirmeye çalıştığı ve Türkiye'yi "Kürtler'e saldıracak" gibi göstererek çekilme kararını sürüncemede bırakma amacında olduğu görüşünde.

Ankara'da yapılan değerlendirmeler, çekilme sürecinin aylarca sürebileceği, ABD'nin bu süreyi sahadaki öncelikleri ve çıkarlarını korumak için değerlendireceğini gösteriyor.

Ankara, ABD yönetiminin hem içeriden hem de dışarıdan ciddi baskı altında olduğunu; çekilme sürecinin hem IŞİD'le mücadeleyi aksatabileceği hem de Beşar Esad yönetiminin elini güçlendireceği kaygılarına muhatap olduğunu düşünüyor. Bugünkü görüşmelerde hem Washington'un tavrını görmeyi hem de kendi önceliklerini masaya getirmeyi planlıyor.

Suriye'de YPG kontrolündeki bazı bölgelerde ABD üsleri var
Suriye'de YPG kontrolündeki bazı bölgelerde ABD üsleri var

 

'Tampon bölge' mi, 'özerk bölge' mi?

Ankara'nın en temel önceliği ulusal güvenlik konusu olarak gördüğü Suriye'de yerleşik YPG'den kaynaklanabilecek bir "terör tehdidinin" önüne geçilmesi. Çekilme kararı olmasaydı Aralık ayı sonunda Fırat'ın doğusuna yeni bir operasyon yapmayı planlayan Ankara, bu kararı askıya aldığını ancak ileride IŞİD'i de kapsayacak şekilde daha geniş bir harekât gerçekleştireceğini kaydetmişti.

Bolton, Ankara'ya gelmeden hemen önce yaptığı açıklamada, olası bir Türk askeri operasyonuna sıcak bakmadıkları mesajını verdi. Buna paralel olarak Suriyeli Kürtlerin korunması gerektiğinin altını çizdi.

Bu korumanın, ABD tarafından, Türkiye-Suriye sınırına bir "tampon bölge" oluşturularak mı yoksa Amerikan Wall Street Journal gazetesinde iddia edildiği gibi YPG'ye Fırat'ın doğusunda özerk bir bölge ilan edilerek mi sağlanacağı ve daha önemlisi Türkiye'nin bu fikirlere nasıl yanıt vereceği de bugün masadaki konular arasında olacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başdanışmanı İbrahim Kalın
 

 

Ankara'nın talepleri

Görüşmelerde Ankara'nın önemli talepleri de olacak. Bunların başında 2015 senesinden itibaren ABD-YPG işbirliği kapsamında bu örgüte verilen ağır silahların toplanması ve ortak kullanımda olan askeri tesislerin ortadan kaldırılması. Her ne kadar silahların toplanması konusunda ümitli olmasa da, Türkiye bu konuyu masaya getirerek ABD'ye baskı yapmayı sürdürme eğiliminde.

İkinci önemli talep, 4 Haziran 2018'de üzerinde uzlaşılan Menbic yol haritasının tamamen uygulanması ve YPG'nin bu bölgeyi terk ederek Fırat'ın doğusuna geçmesi. Türkiye, bu konuda atılacak olumlu bir adımın bundan sonraki süreci de olumlu etkileyeceği düşüncesinde ama ABD'nin kısa bir zaman diliminde buna uyacağı konusunda şüpheli.

Üçüncü önemli konu, IŞİD'le mücadele için ABD askerinin desteği. Wall Street Journal'da geçen hafta çıkan bir haber, Türkiye'nin IŞİD'le mücadele için dile getirdiği taleplerin, ABD askerinin daha uzun süre Suriye'de kalmasına yol açacağı değerlendirmesini yapıyordu. Türkiye ise sınırlarına yaklaşık 400 kilometre uzaklıkta bulunan IŞİD pozisyonlarına karşı harekete geçebilmek için ABD'den hava desteği istiyor. Aynı zamanda, lojistik amaçlar için Suriye içindeki ABD üslerini ve tesislerini kullanmayı talep ediyor.

Bu konularda nasıl adımlar atılacağı ise bundan sonraki süreçte ortaya çıkacak gibi görünüyor.

Serkan Demirtaş, Ankara

BBC TÜRKÇE

Ad

Yorum Yaz