'BEN MİLLETİN PARASI İLE HACCA GİTMEM' ŞUURUNUN ŞAİRİ

Eserleri kitaplarıydı ama ŞAHESERİ şu duruşuydu:

'BEN MİLLETİN PARASI İLE HACCA GİTMEM' ŞUURUNUN ŞAİRİ
'BEN MİLLETİN PARASI İLE HACCA GİTMEM' ŞUURUNUN ŞAİRİ
Nurullah Çetin
Asr-ı Saadet Müslümanlığının yeni zamanlardaki sahih mütefekkiri, uydurulan dinlerin değil; indirilen din İslam’ın saf ve temiz iman şuurunun şairi, modernizmin beyinleri süngerleştiren sapık ideoloji çöplükleri, ruhları çaresizlik girdabında boğan felsefeleri, bedenleri çürüten materyalist, kapitalist tapınakları arasında ibret ve hayret uyanıklıkları ile dolaşan münzevi derviş Sezai Karakoç vatan-ı asliye döndü.
O, yaşadığını yazdı, yazdığını yaşadı. Yaşamadıklarını inanıyormuş gibi yazarak paraya tahvil eden tüccarlardan değildi. "Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır."(Saff, 2-3) ayeti kılavuz ilkesi oldu. Dili bedenine değil, ruhuna tercüman oldu. Zamana, zemine, şartlara, ortama, havaya, kişilere, partilere, vakıflara, derneklere, cemaatlere, tarikatlara göre değil, sadece Allah’a göre kıble tayin etme derdinde oldu.
Samimi bir mümindi. Gösterişten, riyadan, ikiyüzlülükten, paraya, mala, makama tamahkârlıktan uzak mütevazi bir hayat yaşadı.
Diyarbakırlıydı ama İslamcı görünen sahtekâr Türk düşmanı etnik ırkçılara yüz vermedi. Onların Türk düşmanlığına dayalı etnik ırkçılık şebelekliklerini yüzlerine çarpmaktan çekinmeyen bir korkusuzdu. İslam ümmetine ve Türk milletine mensubiyetten başka bir aidiyet iddia etmedi.
Ateizme, materyalizme, konformizme, hedonizme, kozmopolitizme, enternasyonalizme, komünizme, pis ve kirli bir şehvet cifesine, en korkak kaçış olan içkiye, asıl intihar olan nihilizme, vatanî ve millî ihanet demek olan Türk-İslam dışı Bizans kalıntılarına bulanmış İkinci Yeni mezbeleliğinden temizce sıyrılarak saf, samimi, diri, doğru, insani, İslamî bir diriliş medeniyeti ruhu üfleyebilen tek İkinci Yeni şairiydi.
Bağırmadı, tehdit etmedi, korkutan sloganlar atmadı. Sessiz, yumuşak, okşayan ve serinleten bir iman esintisi yaydı.
Eserleri kitaplarıydı ama ŞAHESERİ şu duruşuydu:
Sezai Karakoç, 2018 yılında resmî Twitter hesabından, Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez adlı haccın şartlarının ne olduğunu bile bilmeyen bir kişi ile yaşadığı bir diyaloğu paylaştı.
Karakoç’un paylaşımına göre Mehmet Görmez adlanan vatandaş şunları söylemiş:
“Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı iken Sezai Karakoç'u ziyarete gittim. 'Üstadım, Diyanet olarak sizi hacca davet ediyoruz.' dedim. Sezai Bey: 'Bana hac henüz farz olmadı. Farz olduğu zaman giderim inşaAllah' dedi.
Ben tekraren: 'Efendim, Diyanet olarak sizi biz hacca götürmek istiyoruz' deyince: 'Ben milletin parası ile hacca gitmem' diye cevap verdi.
Bunun üzerine ben kendisine tekraren: 'Üstadım! Bu ümmeti bir Arafat manifestosundan niçin mahrum ediyorsunuz' deyince Sezai Bey: 'Hoca! Arafat'a manifesto yazılmaya gidilmez, Vakfe'ye durmaya gidilir' dedi.”