"Yapay Zekâ ve Hukuk: Yapay Zekânın Düşünsel Temelleri ve Hukuk Alanıyla Etkileşimi"
Yapay zekânın hukuki boyutlarını ele alan kapsamlı bir eser! "Yapay Zekâ ve Hukuk" kitabı, düşünsel temelleri ve hukuk alanındaki etkilerini derinlemesine inceliyor.
"Yapay Zekâ ve Hukuk: Yapay Zekânın Düşünsel Temelleri ve Hukuk Alanıyla Etkileşimi" kitabımız yayında!
Kitabın detayları için: https://lnkd.in/dFhjukKj
Bu kitap "Lilith'e ve Hypetia'ya, özgür düşünceyi ve adaleti savunan güçlü kadınlara" adanmıştır. Kitabı var eden de bu inattır bir bakıma:)
"Yapay Zekâ ve Hukuk" dersini henüz asistanken senatoya sunmuş, Iskocya ve Newyorkta arastirma projemi destekleyen cok kiymetli uzmanlardan da davet almıştım ancak Türkiye için daha bilişim hukuku dersi fakültelerde verilmiyorken ne gerek var böyle bir kitaba denilerek (şaka değil) burs başvurum kabul edilmemisti. Acaba kitabımı Ingiltere ya da Amerika'da tamamlamış olsaydım nasıl bir kitap olurdu diye başta küçük bir yapay zekâ kışı yaşadım ve projemi bir süreliğine durdurdum. Fakat itiraz ederken jüriye de dedigim gibi ben bu kitabı destek almadan da tamamlarım, dileğim cok daha iyisini yapabilmek adına kendimi zorlama ve ailemi ihmal etme pahasina mükemmelin peşinden koşmaktı. Fakat jüri hedeflerimi makul bulmadı. Hedeflerim arasında bir ders açmak (açtım), bu derste temel eser olacak bir kitap yazmak (yazdım), fikri mülkiyet alanındaki belirsizlikleri konu alan bir makale yazmak (yazdım) ve felsefi tartışmaları içeren bir karar ağacı hazırlamak (hazırladım ve makale olarak yayınladım)ve konuyla ilgili en az 2 bildiri sunmak (6 bildiri sundum) vardı. Tek başıma, tek başına çalışanları okuyarak ve takip ederek ilmek ilmek işledim bu kitabı ve projemdeki hedeflerin üzerine çıktım. Bu bence kolektif bir başarısızlık örneği olmakla birlikte bireysel düzlemde güzel bir başarı örneği oldu. Eğer bu süreçte neredeyse her konuşmasında Yapay zekâ ve dijital dönüşümün önemine vurgu yapan bir rektörüm olmasaydı, üniversitenin senatosu yapay zekâ ve hukuk ders tasarımımı kabul etmeseydi ve bu dönem ilk kez açtığımız bu dersi 104 ogrencim secmeseydi bu kitap durdurulmuş bir projenin yarım kalmış bir araştırma dosyası olarak kalacaktı. Fikirler anlaşıldığı yerde ilerler, büyür ve somutlaşır. Ne mutlu ki Turkiye için bu konuları ve araştırmaları gerek yok diyerek engelleyen o yüce juriler eliyle kurumlar destek degil engel mekanizması haline gelmişken, ülkeme hiç masraf çıkartmadan bu projeyi tamamlamış oldum. Bu süreç aklıma babamla bir sohbetimizi getirdi. Neden ben hep tek başına tüm yükleri sirtlanirken kardeslerime daima destek olduğunu sormuştum. Senin tek başına da yapabileceğini bildigimiz icin demişti:) Pozitif düşünelim:)
Şimdiki hedefim ilk kez açılan ve ilk kez bu dersi alan 104 öğrencime kitabı hediye olarak vermek. Bu hedefi gerçekleştirme noktasında çevrenizde destek olabilecek kişi ya da kurumlar varsa sponsor olarak destek verebilirler. Yoksa da yazarken oldugu gibi okuturken de kendi kaynaklarımı kullanacağım:) Öğrencilerimizle hep birlikte bir ilke imza atacağımız, kendi tasarladığım dersi kendi yazdığım kitapla işleyeceğim için inanılmaz mutlu ve heyecanlıyım. iyi ki pes etmedik.









