Kanser ağrıları modern tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor
Uzmanlar, gelişen ilaç ve girişimsel yöntemler sayesinde kanser ağrılarının büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ve yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirtiyor.
Ağrı, vücudun bir uyarı mekanizması olsa da bazen uzun sürerek günlük yaşamı
sekteye uğratabiliyor. Özellikle kronikleşen ağrılar, sadece fiziksel değil psikolojik
açıdan da yıpratıcı olabiliyor. Bu noktada hele ki kanser ağrılarının, etki alanı ve
şiddeti nedeniyle ayrı bir önem taşıdığını vurgulayan Anadolu Sağlık Merkezi
Hastanesi’nden Algoloji Uzmanı Dr. Vildan Kılıç Yılmaz, “Günümüzde gelişen
tedavi yöntemleri sayesinde zorlayıcı olan kanser ağrılarının bile büyük ölçüde
kontrol altına alınabildiğini bilmek önemli. Doğru yaklaşımlarla bu süreçten
korkmanıza gerek yok” şeklinde konuştu.
Kanser ağrısının ortaya çıkmasında; tümörün bulunduğu bölgede yarattığı hasar, organların
etkilenmesi veya sinir dokularına yayılması gibi pek çok nedenin rol oynadığını belirten
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Algoloji Uzmanı Dr. Vildan Kılıç Yılmaz, “Özellikle
kemiklere yayılan kanserlerde ağrı daha belirgin hissedilebiliyor. Bu noktada ağrıyı sürecin
kaçınılmaz bir parçası olarak görmek yerine şikâyetleri hekime açıkça iletmek ve gerekirse
ağrı yönetimi için ek destek talep etmek büyük önem taşıyor. Kişiye özel planlanan tedaviler
ve destekleyici uygulamalar sayesinde ağrı kontrol altına alınarak hastanın yaşam kalitesi
belirgin şekilde artırılabilir” dedi.
Bazı hastalarda girişimsel yöntemler gerekebilir
Kanser tedavisinde uygulanan yöntemlerin de ağrı üzerinde etkili olabildiğine dikkat çeken
Yılmaz, “Kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler bazı hastalarda ek ağrılara neden olarak
süreci zorlaştırabiliyor. Ağrı yönetiminde ilaç tedavileri genellikle ilk basamakta yer alıyor ve
önemli bir rol üstleniyor. Ancak bazı durumlarda yeterli olmadığında; sinir blokajları, epidüral
ve spinal port kateter yoluyla ilaç uygulamaları gibi girişimsel yöntemlere başvurabiliyoruz.
Daha ileri aşamalarda ise omurilik düzeyinde ağrı iletim yollarına yönelik uygulamalarla
hastanın konforunu artırmak mümkün” ifadelerini kullandı.
Ağrının şiddetinde psikolojik faktörler de etkili
Kanser ağrısında yalnızca hastalığın değil, psikolojik faktörlerin de etkili olduğunu vurgulayan
Yılmaz, “Ağrının şiddeti ve süresi sadece hastalık yüküne bağlı değildir; kaygı, anksiyete ve
depresyon gibi etkenler de ağrının daha yoğun hissedilmesine neden olabilir. Bu nedenle
multidisipliner yaklaşımla hem fiziksel hem de psikolojik boyutun birlikte ele alınması, ağrı
kontrolünde daha etkili sonuçlar sağlar” dedi.









