2025 kriz raporu: Siber suçlar ilk kez en büyük kriz riski oldu
Institute for Crisis Management'ın 2025 raporu, krizlerin yüzde 65'inin önceden sinyal verdiğini, siber suçların ise ilk kez en büyük kriz kategorisine yükseldiğini ortaya koydu.
1.232.103
Bu sayı, Institute for Crisis Management'ın 2025 yılı kriz raporunda analiz ettiği kriz haberlerinin sayısı. 2024'e göre %8 artan bu veri, iş dünyasının yine krizlerle dolu bir yıl geçirdiğini gösteriyor.
2025 raporu bir gerçeğin altını da önemle çiziyor: Şirketleri krizle baş başa bırakan olayların çoğu, aslında hazırlıksız yakalanacak krizler değil. Çünkü krizlerin %65'i, zaman içinde gelişen ve uyarı işaretleri veren "Smoldering Crisis" kategorisinde yer alıyor. Yani birçok kriz, gelmeden önce sinyal gönderiyor.
Tam da bu nedenle, kriz yönetiminden önce kriz öngörüsünü ve hazırlık kültürünü konuşmamız gerekmiyor mu zaten?
ICM'nin yıllara göre karşılaştırmalı kriz kategori analizi ise bu öngörünün neden kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Çünkü riskler yalnızca artmıyor; aynı zamanda yön değiştiriyor.
Bunun en çarpıcı örneği ise siber suç krizleri. Bu kategori, kriz haberlerinin %25,44'ünü oluşturarak ilk kez açık ara birinci sıraya yükseldi. Yani analiz edilen her dört kriz haberinden biri artık siber suçlarla ilgili. Siber saldırılar, iş sürekliliğini kesintiye uğratıyor, tedarik zincirini etkiliyor, müşteri güvenini sarsıyor ve kurum itibarını aynı anda tehdit ediyor.
Ancak teknoloji yükselirken değişmeyen bir gerçek de var.
Kötü/Hatalı yönetim kaynaklı krizler, %19,03 ikinci sırada yer alıyor. Rapor; stratejik öngörü eksikliğini, risklerin zamanında fark edilememesini, yapay zekâ ve dijital dönüşüme geç uyum sağlanamamasını, paydaş beklentilerinin doğru okunamamasını ve zayıf yönetişimi bu kategorinin temel nedenleri arasında gösteriyor.
Başka bir ifadeyle; teknoloji değişiyor, krizlerin biçimi değişiyor ama yanlış yönetim kararları hâlâ şirketlerin en büyük kriz kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.
Bu yıl dikkat çeken en sert yükselişlerden biri ise malesef cinsel taciz kategorisinde yaşanmış. Geçen yıl kriz haberlerinin yalnızca %2,08'ini oluşturan bu kategori, bu yıl %15,26'ya yükselmiş. Bu tablo, iş yerinde cinsel tacizin hâlâ küresel ölçekte çözülmemiş ciddi bir sorun olduğunu gösteriyor!
Raporun öne çıkardığı diğer başlıklar da iş dünyasının risk haritasındaki dönüşümü destekliyor. İklim kaynaklı afetler artık istisnai olaylar değil; şirketlerin operasyonlarını ve iş sürekliliğini doğrudan etkileyen kalıcı riskler olarak değerlendiriliyor.
İş yeri şiddeti, özellikle sağlık, eğitim ve perakende gibi sektörlerde büyüyen bir risk alanı olarak öne çıkıyor. Muhbir bildirimleri ise kurum içindeki sorunların çok daha hızlı biçimde kamuoyuna ve düzenleyici kurumlara taşınabildiğini gösteriyor.
Ayrımcılık krizleri ise (%8.59) çalışanları, yatırımcıları ve toplum nezdindeki güven ilişkisini de doğrudan etkileyen başlıklardan olmayı sürdürüyor. Beyaz yaka suçlar, tüketici aktivizmi, çevresel zarar gibi başlıklar düşük oranlarda yer alsalar da hukuki, finansal ve itibari etkilerini korumaya devam ediyor.
Özetle, bugün okuduğumuz aslında değişen iş dünyasının risk haritası. Peki biz buna ne kadar hazırız?
Prof. Dr. Çisil Sohodol
Director - United Nations Institute for Training and Research (UNITAR) CIFAL ISTANBUL











