Kanserde genetik harita: Kişiselleştirilmiş tedavi yaygınlaşıyor

50 bin tümörün incelendiği araştırma, kanserde genetik temelli kişiselleştirilmiş tedavilerin standart hale geldiğini ve yeni yolakların keşfedildiğini ortaya koydu.

Kanserde genetik harita: Kişiselleştirilmiş tedavi yaygınlaşıyor

Kişiselleştirilmiş tedavi artık bir temenni değil, standart
Kanserde ‘sıra dışı’ yolaklar

keşfedildi

Dünya genelinde her yıl 10 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan kansere
karşı, tıp tarihinin en büyük genetik haritalarından biri çıkarıldı. 11 Mayıs 2026’da Cancer
Cell dergisinde yayımlanacak olan ve tam 50 bin tümör örneğinin incelendiği dev
araştırma, kanser tedavisinde yeni bir kapı araladı. Bilim dünyası artık kanseri sadece bir
isimle değil, her organda farklı davranan "akıllı bir düşman" olarak tanımlıyor. Bu keşifle
448 farklı kanser türünün tedavisi baştan aşağıya değişiyor.
Mutasyonun türüne göre tümörün ne kadar agresifleşeceğini veya hangi aşamada
bağışıklık sisteminden kaçacağını önceden bilmenin hastalara sunulan yaşam şansını
doğrudan artırabileceğine dikkat çeken Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk
Göçmen, “Artık kanseri sadece ismiyle değil, dokuya özgü genetik parmak iziyle tanımlıyor
ve tedaviyi her hastanın kendi biyolojik koduna göre terzi dikimi bir hassasiyetle
şekillendiriyoruz” açıklamasında bulundu.
Bugüne kadar kanser araştırmaları genellikle erken dönemde ortaya çıkan klasik yolaklara
odaklanmıştı. Ancak bu yeni dev çalışma, kanserlerin yaklaşık üçte birinde (yüzde 33’ünde)
daha geç evrelerde beliren "sıra dışı" yolakların baskın olduğunu gösterdi. Bu bulgu, özellikle
tedaviye direnç gösteren vakaların neden başarısız olduğunu anlamak açısından hayati bir
önem taşıyor.
Araştırmanın en çarpıcı bulgularından birinin kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden
kaçmak için kullandığı "görünmezlik pelerini" olan HLA sınıf I kaybının, birçok kanser türünde
yüzde 10’un üzerinde saptanması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Bu keşif,
özellikle immünoterapiye yani bağışıklık tedavilerine yanıt vermeyen hastalar için hayati bir
çıkış noktası sunuyor” diye konuştu.
Hedefe yönelik tedaviler standart hale geliyor
Araştırma kapsamında Glioblastoma, Astrositoma, Meningioma ve Nöroblastoma gibi sinir
sistemi tümörleri de detaylıca incelendi. Elde edilen veriler beyin tümörlerindeki mutasyon
desenlerinin dokuya özgü varyasyonlar gösterdiğini ortaya koydu. Bu durum, aynı genetik
mutasyona sahip iki farklı kanser türünün beyinde neden farklı, akciğerde neden farklı tepki
verdiğini açıklığa kavuşturuyor.
Bir beyin cerrahı olarak masaya yatırılan tümörün sadece anatomik yerleşiminin değil, hücre
çekirdeğindeki genetik sürücü mutasyonların kimliğinin hekimler için en az cerrahi sınır
kadar kritik olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen,

“Özellikle genç yaşta ortaya çıkan beyin tümörlerinde saptanan özel gen füzyonları,
kişiselleştirilmiş tıbbın bir temenni olmaktan çıkıp 'standart' haline geldiğini kanıtlıyor.
Hipofiz adenomlarından sinir kılıfı tümörlerine kadar her bir alt tipte tanımlanan bu yeni
mutasyon merkezleri, ameliyat sonrası planlayacağımız hedefe yönelik tedavilerde fark
yaratıyor” dedi.