VATAN BİR AVUÇ TOPRAK DEĞİLDİR

Sovyet döneminde uygulanan kültürel ve demografik politikaların Türk topluluklarında yarattığı kimlik kaybı ve tarihsel etkiler yeniden tartışılıyor.

VATAN BİR AVUÇ TOPRAK DEĞİLDİR
VATAN BİR AVUÇ TOPRAK DEĞİLDİR
Hep düşman ABD ve Batı ülkelerinden söz ediliyor ama Sovyet döneminin Türk gençliğinin kimliğini nasıl çaldığı ve bunu sistematik yaptığı söz edilmiyor. Sovyet İnsanı yaratma peşindeki Ruslar bütün Türk kültürlerini ezdiler,Kırım'dan en vahşi şekilde Türklere tehcir ve soykırım uyguladılar.Hala geri dönemiyorlar,dönenler de evine barkına oturmuş Rusların yüzüne bakarak sokakta yaşıyor. Stalin savaşa gönderip Türk erkeklerinin %80'ni kırdı geçirdi. Savaş öncesi nüfusla sonrası dönemde azalan demografi Türk neslini kurutmaya dönüktü.Yoksa şimdi Türk nüfus OrtaAsya'nın en büyük kitlesi olacaktı.Biyolojik yok etme yetemezdi kültürel yok etme onun kadar önemliydi. 1930'lardan başlayarak dilleri,kültürleri ve çocukların geleneksel oyunları oynamaları yasaklandı. 1930 yılında Sovyet İnsanı yaratma ideali adına her milletin kendi kültürüne ait çocuk oyunlarını oynamaları kanunen yasaklandı.Rusya’da.
Oysa zavallı aldatılmış bizlere burada ne şahane,ütopik bir Rusya var diye anlatılıyordu.Solculuk akımı Türkiye’nin kimliğine bıçak gibi saplandı.Dini yasaklayan Sovyet-Rus düşüncesi burada da çalıştı. İçi boşalan ,kültüründen kopan gençlerden hain büyükler yetişti. Vatan sevgisi kalbinde kalanların da kafası karmakarışıktı.
"Vatandan daha aziz ne vardır?İnsanın kendi vatanına güneş gibi,su gibi, hava gibi,toprak gibi ihtiyacı vardır.Vatan insanı diriltir,yaşatır ,aslına döndürür" diye yazan Tatar dünyasının güçlü muhalif kalemi Ayaz Gıylecev sanki ninemle ayni dili konuşuyor.Bana bu ruhu veren ninem,anneannem ve atalarım ayni soyda ve boydan su içmişti belli. Ruhumuzu çaldılar. Anneler ana değil babalar baba!Kimliksiz çocuklar,gençler yetiştiriyorlar. Vatansız ama arabası var.Kimliksiz ama diploması var.Hain ama makamı var.
Almanya'yı çocukken paraların sokakta süpürülerek kazanıldığını,evlerin şekerden yapıldığını sanan bir işçi ile konuşmuştum.Bize de Rusya'yı öyle anlattılar. Çocuk kandırır gibi kandırıldı çocuklar ve gepegenç yaşlarında başlarına gelmedik kalmadı. Onları şiddete kurban etmek yerine anlatmak,bir kere oraya göndermek bile yeterdi oysa.
Tatar yazar Gıylecev,çağdaşlarına ızdıraplı sinesinin iniltilerini duyurmak için yazar.Çektiği hapisler,işkenceleri anlatmak için vatan sevgisini anlatır durmadan.Sovyet ideolojisinin Tatar insanını "Sovyet insanına" yani Rus'a dönüştürmeye çalışıp,onu milli hafızadan yoksun,milli manevi değerlerinden arınmış birisi haline getirdiğini söyler. Size bir yerden tanıdık gelmiyor mu bunlar arkadaş?Düşün....
Sadece kendi çıkarlarını ve kendi halklarını düşünen,diğerlerini kültürel ve milli değerlerini yok ederek paraya tapan şeytanlara dönüştüren Batı emperyalizmi ve Rus enternasyonalizmi adı altındaki yiyici vahşeti bu gün putperestler uyguluyor.
"Biz var gücümüzle kurtları kırdık geçirdik köyümüzde.Sonsuza dek kurtulduk canavarlardan diye naralar attık.Oysa tabiat için kurt çok gerekliymiş.Kurt doğaya hakimken her şey çok başka!Kuvvetmiş o,insan dostuymuş!Güçlü bir hakimin olmadığı yerde,aşağılık,zorba köpekler idareye el koyup o yerin başına geçerler.Şehir holiganları gibi organize olurlar ve onlar asla yalnız dolaşmazlar.Onlara katılan katılana derken sürü olurlar,aralarından lider seçerler bir müddet sonra öyle güçlü hale gelirler ki bunlar!...Kurtlara yazık ettik! Onlar olsa bunların tekini sağ bırakmaz.Kurt kendi bölgesini köpeklere teslim eder mi?Asla!" Cuma Günü,Akşam kitabından Gıylecev’in. 1970lerde yazmaya başladığı 1979'da yayınlanan romanı .keşke o dönemde okuyabilseydik keşke!
"Köpekten köpek doğar ancak" der Tatar yazar bize. Eğer kimliğin yoksa kişiliğin de yoktur.Sana emredenlere benzemektir tüm gayretin. Ayaklarını yıkadığına temenna etmektir asıl işin. "Kurdun yakın civarda olduğunu bildiklerinde ancak,insana saygı gösterir,onu sahibi olarak kabul eder köpekler" der köyünü anlatırken Gıylecev Yoksa korkusu kalmayan köpek değneksiz köy buldum diye hırlar durur...
Kendi kültüründen kopan çocuklar,gençler serseri sokak köpekleri gibi güzel hayat yaşama sevdasına her şeyi terk ederler.Ne vatan sevgisi bilirler,ne ana ne baba sevgisi
İşte çevrenize bakın ne çok onlardannnnn.... Sovyetlerde böyle değişti kuşaklar.
Faşizm ve diktatörlük adına ne denirse densin ,ister Almanya'da ister Rusya'da olsun sonuçları itibariyle tıpa tıp benzer sonuçlar benzer insanı yaratır. Almanya Türklere uyguladığı politika ile vatansızlığı öğretti.
Vatan bir avuç toprak değildir.
Nevval Sevindi 2010