Montrö'nün İzinde: Bir Diplomasi Zaferinin Ardından
Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin yıl dönümünde, Montreux Palace Oteli’nde tarihin izlerini süren bir grup Türk ziyaretçinin gözünden Atatürk dönemi diplomasi zaferi.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / MONTREUX - İSVİÇRE
Noel'den az önceydi.
Bu sıcaklarda soğuktan bahsetmem hoşunuza gider tahmin ederim ama size nasıl anlatsam, İsviçre o vakitler öyle böyle soğuk değildi.
Kıymetli dostlarım; Yeliz Gumus ile ben Türkiye'den, Emir Öngüner Almanya'dan, İsviçre'de buluştuk.
Kronolojik olarak tarihimizde önemli mihenk taşları, Uşi, Lozan ve Montrö'de birlikte adım adım tarihin izini sürdük.
Aylarca süren politik manevraların yapıldığı tarihi salonlarda nefes aldık, yollarında yürüdük, belge, evraklara, duvarları süsleyen fotoğraflara baktık, imzaların atıldığı masalarda biz de oturduk...
Bugün tarihimizde çok önemli bir mihenk taşı Montrö Antlaşması'nın imzalanmasının yıl dönümü.
Doğrusu şu ki Montrö, Atatürk dönemi Türkiye'sinin en başarılı hamlelerinden biridir.
Çünkü 1936 yılına gelindiğinde yaklaşmakta olan büyük savaş tehditinden bir fırsat yaratan Mustafa Kemal 1774 Küçük Kaynarca antlaşmasından beri, tamı tamına 162 yıl devam eden Boğazlar sorununu, nihayet ulusal çıkarlarımıza uygun olarak çözmüş ve ülkemizi tamamen bağımsız hale getirmiştir.
Lozan ve ardından Montrö Türk tarihinin en gurur duyulası masa zaferlerindendir.
Bu sözleşmenin her kelimesini yazana, yazdırana, terini aķıtana ne kadar teşekkür etsek az gelir. Emeği geçenleri bin şükranla anıyorum.
Biz Lozan'dan yola çıkıp Montrö'ye vardığımızda akşam saatleri olmuştu.
Evvela, Türk heyetinin neredeyse bir ay süren kıran kırana mücadelesine sahne olan Montreux Palace Oteli'ne geçtik.
Resepsiyondaki yetkiliye tarihi antlaşmanın yapıldığı salonu ziyaret etmek istediğimizi söyledik.
Hay hay dediler, lakin yanımıza bir eşlikçi de vermediler.
Montreux Salonu'nu kendimiz bulduk, kapısını araladık, ışıkları yaktık, imzaların atıldığı haliyle muhafaza edilen salona dahil olduk.
Avustralya, Bulgaristan, Fransa, Yunanistan, Japonya, Romanya, Yugoslavya, Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği yetkilileri ile verilen diplomasi savaşlarının yapıldığı masada oturduk ve o olağanüstü stresi neredeyse hissettik ve tarihin bir sahnesini doya doya içimize çektik.
Müthiş bir deneyim ve olağanüstü bir his olduğunu söylemekten çekinmeyeceğim.
Tarih sahnesinden şu bilgiyi de meraklıları ile paylaşmayı isterim.
Vakti zamanında Montrö'nün en büyük karşı çıkanı Sovyet Lider Stalin olmuştu.
Bunu gerek II. Dünya Savaşı sırasında, gerekse savaştan sonra defalarca dile getirmiş ve Türkiye'nin boğazları kapatma yetkisini bir türlü kabullenememişti. Onu da ancak churchill dizginlemişti.
Stalin bu hususta şöyle der: "Türkiye gibi küçük bir devletin Rusya gibi büyük bir ülkenin boğazını tutmaya devam etmesi dayanılmaz..."
Bundan sebep Lozan Antlaşması ve Montrö Antlaşması yalnız toprak kayıpları üzerinden değil, yeni bir devletin uluslararası arenada kabulü, gücü ve bağımsızlığının tanınması üzerinden okunmalıdır...
#Montrö #Lozan #Atatürk #Diplomasi #Boğazlar #Stalin #MontreuxPalace #Türkiye













