Liderlik Ekranı Terk Ettiğinde Başlar
Zihinsel çeviklik ve adaptasyon becerisi üzerine çarpıcı bir ekip içi deneyimden yola çıkarak, yeni nesil liderlik anlayışı ve değişen iş dünyasına dair ilham veren bir örnek anlatılıyor.
Bu sabah neler oldu neler !!
Hafta başları benim için hep aynı ritüelle başlar.
Bir kahve.
Bir derin nefes.
Ve ekibimle haftalık toplantı…
Her hafta aynı ekran, aynı yüzler, ama farklı gündemlerle buluşuruz.
Hayatın ve işin doğası bu: aynı yerdesin ama hiç aynı şeyleri konuşmuyorsun.
Ve biz pazarlama ekibi olarak her hafta yeniden doğuyoruz.
O sabah da öyleydi.
Ajandamız belliydi.
Tam “Satmadan Satmanın On Stratejisi” webinarımızın son kontrolleri konuşurken olan oldu.
Konu başlıkları belirlenmişti, içerikler hazırlanmıştı. Performans ekibine brief geçilmişti.
Ama kayıt alamıyorduk. Ne güzel di mi?
Önce derin bir sessizlik oldu, ben kalbimin çarpmasını dışarıdan duymaya başladım. Ve 5 dk izin istedim sakinleşmek için. Ekibi kendilerine bıraktım.
Dışarıda yürürken düşündüm:
“Acaba şimdi içeride ne oluyor?”
“Bekliyorlar mı beni?”
Zoom ekranına döndüğümde gördüğüm şey, içimi hem duygulandırdı hem gururlandırdı.
Ekip kendi arasında mini bir kriz toplantısı yapmış.
Roller belirlenmiş.
Bir acil eylem planı oluşturulmuş.
Süreç bölünmüş, içerik yeniden yazılmaya başlanmış.
Ben yoktum. Ama onlar vardı.
Ben çıkmıştım. Ama liderlik odadaydı.
IQ değil bu.
EQ belki bir yere kadar.
Ama esas olan AQ (Adaptability Quotient)
Zihinsel çeviklik, esneklik, belirsizlikle barışıklık ve en önemlisi duruma göre davranabilme becerisi. Seni geleceğe taşıyan o görünmez kas.
Bu ekip, tam olarak bunu gösterdi o gün.
Hiç kimse “ne yapacağız şimdi?” demedi.
Hiç kimse “Ayşegül gelsin de konuşalım” demedi.
Çünkü herkes, o sorumluluğun kendisine ait olduğunu biliyordu.
Bugün iş dünyasında, değişmeyen tek şey değişimin kendisi.
Ve AQ, bu değişimin içinde insan kalabilme becerisi aslında.
Dünkü çözümler, bugünkü sorunlara yetmiyor.
Çünkü dünya başka bir evreye geçti.
AQ dediğimiz şey, tam da burada başlıyor:
* “Dün işe yarayan, yarın işe yaramayabilir” farkındalığını kabul etmekle.
* Eski benliğimizle inatlaşmayı bırakmakla.
* Belirsizlikle savaşmak yerine onunla dans etmeyi öğrenmekle.
Ve kabul edelim…
Bu kolay değil.
Çünkü zihnimiz kontrolü sever.
Planları, çizelgeleri, doğruları…
Ama hayat çizelgeyle akmaz.
Hayat bazen 6 dakikalık bir boşlukta öğretir sana en önemli dersi.
O gün odadaki herkes birer küçük liderdi.
Kimse “ya yanlış yaparsak” demedi.
Çünkü AQ, mükemmeli değil, ilerlemeyi seçebilmektir.
Durmayı değil, denemeyi…
Su gibi olmayı…
Benim için bu sadece bir ekip çalışması değil, bir zihin yapısıydı.
Bu ekip artık sadece yaratıcı değil, çevik bir ekipti.
Sadece yetenekli değil, dayanıklı bir ekipti.
Sadece birlikte çalışan değil, birlikte evrilen bir ekipti.
5 Temmuz GrowthCLUB’da tam da bu zihniyeti konuşacağız:
* “Adapte Ol”
Sana da bir soru:
Senin AQ kasın ne durumda?
Zihnin ne kadar açık değişime?
Bazen değişim, dışarıdan gelmez.
Bazen sadece odadan çıkarsın
Ve geri döndüğünde, ekip çoktan yola devam etmiştir.
Ve sen gülümsersin.
Çünkü bilirsin ki artık yalnız değilsin.
Ve yolculuk…
İşte tam da orada başlar.











