Küçük Adımlarla Gelen Büyük Değişim

Küçük adımlarla ilerlemeyi öneren Kaizen felsefesi, sağlıklı yaşam alışkanlıklarından kişisel gelişime kadar her alanda etkili sonuçlar sağlıyor. Bu yazıda kilo verme sürecinden yola çıkarak sürdürülebilir başarıya nasıl ulaşılabileceği anlatılıyor.

Küçük Adımlarla Gelen Büyük Değişim

Birkaç kilo fazlam vardı; tam da yaz öncesi bunları nasıl vereceğimi düşünüyordum. Bir sohbet sırasında laf lafı açtı, bir arkadaşım birkaç ayda nasıl 6 kilo verdiğini anlattı. Anında motive oldum ve ben de son 2 ay içinde istediğim kiloya düştüm.

Tabii, böyle anlattığıma bakmayın. Tahmin edersiniz ki, asıl mesele kiloyu bir çırpıda vermek değil; ulaştığın görünümü kalıcı kılabilmek için sağlıklı beslenmeyi, egzersiz alışkanlığını ve su içme düzenini istikrarlı bir zemine oturtabilmek.

*

Sevdiğim bir yazarın -size de okumanızı önereceğim- bir kitabı var:
Annie Lamott’un “Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler”.

O kitaba adını da veren anekdotu yazar Annie Lamott şöyle anlatıyor:

Çocukken, küçük erkek kardeşi bir gün okuldan gelir ve hazırlaması gereken bir kuş projesi olduğunu söyler. Birçok kuş türü hakkında bilgi toplayıp bir rapor hazırlaması ve bunu görsellerle desteklemesi gerekmektedir. Ancak proje haftalardır verilmiş olmasına rağmen, erkek kardeşi son günü beklemiştir ve panik içindedir.

Bunun üzerine -yine bir yazar olan- Annie’nin babası ona şöyle söyler:

“Bird by bird, buddy. Just take it bird by bird.”

Yani… Önce bir kuş, sonra bir kuş daha.

Bazen, küçük adımlarla da olsa sadece başlamak yeterlidir.

*

Size konuyla ilgili, duyduğunuzu tahmin ettiğim bir felsefeden de bahsedeyim:

İkinci Dünya Savaşı sonrasında Japonya büyük bir yıkım içindeydi ve Japon sanayisini yeniden inşa için Batılı uzmanlardan destek alınmaktaydı. İşte, bu dönemde Amerikalı iki istatistikçi E. Deming ve J. Juran, bir “kalite kontrol sistemi” geliştirerek Japonya'da etkili bir dönüşüm başlatmışlardı.

Japonlar daha sonra bu sistemi alıp, kendi kültürel değerleriyle harmanlayarak bugün çokça âşina olduğumuz Kaizen felsefesini yarattılar.

Kai (改善) “değişim”; Zen (善) de “daha iyi, iyilik” demek.

Şirketlere de, kendinize de uygulayabildiğiniz bu felsefenin özü şuna dayanıyor:

Her gün %1 daha iyi olmayı hedeflemek.

*

Sürekli ülke değiştiren; yeni iş ve yaşam koşullarına uyum sağlamaya hatta yeni diller öğrenmeye çalışan biri olarak, küçük adımlarla disiplinli çalışmanın büyük sıçramalardan daha etkili olduğunu artık anlamış durumdayım. Başarmaya çalıştığınız her ne ise Kaizen felsefesi sahiden işe yarıyor.

Bunun için birkaç temel unsur var:

*Standartlaştırmak.
İşe yarayan bir şeyi rastgele yapmak değil de; bilinçli ve tekrarlanabilir hâle getirmek gerek.

*Kök nedene inebilmek.
Gelişimi engelleyen sorun varsa onu tespit edebilmek önemli.

*Ölçmek.
Bir şeyi ölçmek demek aslında ona dikkatini vermek demek.
(Örneğin, kilo verme sürecindeki başarımın sırrını, bir telefon uygulaması sayesinde içtiğim su miktarını, egzersiz süresini, yediklerimin besin değerlerini takip edebilmeye bağlıyorum.)

*Sonucu değil; süreci gözetmek.
Ancak keyif aldığınızda, ilerlediğiniz yol anlamlı ve sürdürülebilir oluyor.
Hatta "yol güzel, varmak kimin umurunda?" noktasına gelmek bile mümkün.

*

Her gün sadece %1.

Önce bir kuş.

Sonra bir kuş daha.

Damla Ömür Tantekin

 Advisor | Writer | Speaker | Cross-Cultural Communication