Bir Neslin Sessiz Gücü: 80’ler Çocuklarından Anneler Gününe Duygusal Bir Mektup
1980’lerde çocuk olan kuşağın gözünden, anneliğin sessiz gücü ve geçmişten bugüne değişen ebeveynlik anlayışı Anneler Günü vesilesiyle duygusal bir yazıyla ele alındı.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ
Çocukluğu 80’lerde gençliği 90’larda geçen şanslı jenerasyondanım. Oğluma göre dünyanın prime dönemini yaşamışım :)
Bizim zamanımızda diye başlayan bir cümle kuracağım için üzgünüm, resmen yaşlılık alâmeti ancak bizim zamanımızda aileler çocuklara göre yaşamazdı. Çocuklar ailelerin düzenine uyum sağlamalıydı.
Mesela özel okula gidemiyorsan şartlar zorlanmaz, istediğin kıyafet hatta kitap alınacak diye ısrar etmek akıldan bile geçirilmez, aslında bugünün çocuklarına göre doz aşımı bir umarsızlık içinde kendi kendine büyürsün.
Pazarda kaybolmamak için yeterince dikkatli bulmadığın, seni gözden kaçırabileceğine inandığın annenin eline eteğine yapıştığın bir çocukluk.
Bizim çocuklarımıza göre Allaha emanet büyüdüğümüz, gazinolarda uykumuz geldiğinde uyku saati kaçacak diye eve koşulmayan, iki tahta sandalyenin birleştirilmesinden oluşan yatağımızda mışıl mışıl uyuduğumuz bir çocukluk.
Yemedim yedirdim durumu yoktu, varsa hep birlikte yerdik, olduğu kadardı.
Şımaramadık. Bizim jenerasyon sağlamdır muhtemelen bu nedenle. Bir dalgada yıkılmaz, çözüm üretir, kırıla döküle yolu bulur.
Sanırım bu yüzden girdiğim hiç bir yabancı ortamda, tek başıma gittiğim yabancı ülkelerde korkmadım, bocalamadım, endişe etmedim.
Büyürken annem üzerimize titremedi belki, ama herkesin ebeveynlik tarzının farklı olabileceğini sen de büyüyünce anlıyorsun.
Annene rağmen ve annenin sayesinde olduğun kişi olduğunu anlıyorsun.
Anne olunca anneni daha iyi anlıyorsun.
Ve bir evde duyulabilecek en huzur dolu ses nedir biliyor musun ? Şarkı mırıldanan bir annenin sesi.
Beni ben yapan annemin ve tüm değerli annelerin anneler günü kutlu olsun. İyi ki varlar











