Tevellüdün kaç, unuttun mu"

O gün bugündür, yarım aşırı geçkin gözlük taktım

Tevellüdün kaç, unuttun mu"
12 yaşındaydım..

Okulda artık tahtayı göremez hale gelmiştim..

Göz doktoru, gözlük takmam gerektiği söylediğinde rahmetli annem feryat figan "benim oğlumun güzel gözleri camlar arkasında mahpus mu olacak" diye isyan etmişti..

O gün bugündür, yarım aşırı geçkin gözlük taktım..

Vücudumun organlarından biriydi gözlüklerim..

Kaç tanesini kırdım, kaç kere numara ve çerçeve değiştirdim, anımsamıyorum..

İleri derecede miyop olunca gözlüksüz adeta kör oluyordum..

Zaman geçtikçe, gözlerim de yaşlandı benimle birlikte, tabii lensim de kalınlaştı, üzerine bir de katarakt eklendi..

Artık geceleri araba kullanırken ve ameliyatlarda ince işleri yaparken zorlanmaya başlamıştım..

Sonra bir gün aynaya baktım, karşımdaki adam "sen kendini hala genç ve delikanlı mı zannediyorsun, tevellüdün kaç, unuttun mu" diye azarlayınca, "ya, hakkaten ağarmayan yerim kalmadı nerdeyse" diyerek kendime geldim..

Sevgili sınıf arkadaşım İzzet'ten de icazeti alınca bıçak altına yattım!!

Ersin olağanüstü güzel bir ameliyat yaptı iki gözüme de..

Yıllarca bana yoldaşlık eden lenslerim ve gözlüklerim artık yok..

Dünyayı daha aydınlık ve daha güzel görmeye başladım..

Çok ince işler için "inceden" bir yakın gözlüğü kullanıyorum.

Ama, ekran ve telefon için antirefleli numarasız bir gözlük daha iyi oluyor..

Ve ilk defa şöyle kaliteli, güzel bir güneş gözlüğüm oldu..

Ben sizi hala aynı görüyorum, ama siz beni artık farklı görüyormuşsunuz!!

Yapacak birşey yok, artık böyleyim, alışacağız yavaş yavaş birbirimize!!

Prof. Dr. İrfan Serdar Arda

Çocuk Cerrahisi Uzman
Resim önizleme