Türkiye’de gıda israfı günde 5 milyon ürüne ulaşıyor
Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de her gün yaklaşık 5 milyon gıda ürünü israf ediliyor; yıllık kayıp 18 milyar adedi aşarak ekonomi ve sürdürülebilirlik açısından risk oluşturuyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / ANKARA, TÜRKİYE — 28 ARALIK 2025
Uzman değerlendirmelerine göre Türkiye’de her gün yaklaşık 5 milyon gıda ürünü tüketilemeden çöpe gidiyor; yıllık israf miktarının 18 milyar adedi aştığı tahmin ediliyor.
Gıda israfının ulaştığı bu boyut, yalnızca ekonomik kayıplarla sınırlı kalmazken; tarım politikalarından çevresel sürdürülebilirliğe, gıda güvenliğinden biyoteknoloji yatırımlarına kadar birçok alanı doğrudan etkiliyor.
İsrafın boyutu neden kritik?
Uzmanlara göre gıda israfı, üretimden tüketime kadar olan zincirin her aşamasında ortaya çıkıyor. Tarlada hasat kayıpları, lojistik süreçler, perakende fireleri ve hane halkı tüketimi bu kaybın temel kaynakları arasında yer alıyor.
Günde 5 milyon ürüne ulaşan israf, yıllık bazda değerlendirildiğinde milyarlarca liralık ekonomik değerin sistem dışına çıkması anlamına geliyor. Bu durum, özellikle artan gıda fiyatları ve gelir baskısı altında olan haneler açısından daha da kritik bir hâl alıyor.
Tarım ve çevre üzerindeki etkiler
Gıda israfı yalnızca tüketilmeyen ürünlerden ibaret değil. Aynı zamanda bu ürünlerin üretimi için harcanan su, enerji, gübre ve iş gücünün de boşa gitmesi anlamına geliyor. Tarım uzmanları, israf edilen her ürünün arkasında ciddi bir doğal kaynak tüketimi bulunduğuna dikkat çekiyor.
Bu nedenle gıda israfı, iklim kriziyle mücadele ve karbon ayak izinin azaltılması hedefleri açısından da önemli bir risk başlığı olarak değerlendiriliyor.
Döngüsel ekonomi ve biyoteknoloji vurgusu
Son yıllarda uzmanlar, israf edilen gıdanın tamamen kayıp olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle meyve, sebze ve tarımsal yan ürünlerin biyoteknolojik yöntemlerle yeniden değerlendirilmesi, döngüsel ekonomi açısından önemli bir fırsat alanı olarak öne çıkıyor.
Tarımsal atıklardan fonksiyonel gıda bileşenleri, biyobazlı hammaddeler ve endüstriyel girdiler elde edilmesi, hem israfı azaltma hem de katma değer yaratma potansiyeli taşıyor.
Politika ve uygulama çağrısı
Uzmanlara göre gıda israfıyla mücadele yalnızca bireysel farkındalıkla sınırlı kalmamalı. Üretim planlaması, lojistik altyapı, perakende düzenlemeleri ve atık yönetimi politikalarının bütüncül biçimde ele alınması gerekiyor.
Ayrıca, üniversiteler, özel sektör ve yerel yönetimler arasında kurulacak iş birliklerinin, israfı azaltan ve atığı değere dönüştüren yeni modellerin geliştirilmesinde kritik rol oynayacağı ifade ediliyor.
Gıda israfının ulaştığı mevcut seviyeler, Türkiye için yalnızca bir kayıp değil; doğru politikalar ve teknolojilerle değerlendirilebilecek stratejik bir dönüşüm alanı olarak görülüyor.













