En sıradan ürünü, meselâ musluk suyunu 1.000 dolara nasıl satarsın ?

Avustralyalı influencer Stanley Shen, musluk suyunu lüks bir marka gibi pazarlayarak 1.000 dolara sattı. Deney, ambalaj, hikâye ve algının tüketici davranışındaki rolünü gözler önüne serdi.

En sıradan ürünü, meselâ musluk suyunu 1.000 dolara nasıl satarsın ?

En sıradan ürünü, meselâ musluk suyunu 1.000 dolara nasıl satarsın ?

Avustralyalı influencer Stanley Shen bir kasa şarap alıp şişeleri boşaltıyor.
Sonra bu havalı şişelere musluk suyu, evet bildiğimiz musluktan akan suyu dolduruyor. (Avustralya’da musluk suyu içilebiliyor)

Ve ürününe şık bir isim ararken İtalyan arkadaşına danışıyor.

Şişelerin üzerine İtalyancada musluk suyu anlamına gelen Acqua di Rubinetto etiketleri yapıştırıyorlar. Çünkü neden olmasın ? Kulağa gayet sofistike geliyor 


Sokakta bir stand açıp şık şişe suyunun İzlanda buzullarından geldiğini ve özel bir işleme tabi tutulduğunu iddia ederek kendi markalarını ve aslında onunla tamamen aynı olan diğer şişedeki musluk suyunu yoldan geçenlere denetiyorlar.

Sonraki aşamada deney bir adım ileriye taşınarak 3 etaplı bir tadım planlanıyor.
Bu sırada suyu denemek için meraklı insanlar kapıda kuyruk oluşturmuş durumda 


İlk adımda katılımcının ağzına bir fıs su püskürtülüyor.
İkinci adım kaynatılan suyun buharını koklatmak.
Son olarak ise bu eşsiz suyu damlalıkla deneklerin ağzına damlatıyorlar.

Bütün süreç büyük bir titizlikle yürütülüyor.

Aman Allahım  Bu aşamada suyun inanılmaz yumuşak içimli olduğunu söyleyenler mi dersiniz yoksa dildeki yoğunluğunu anlata anlata bitiremeyenler mi.


Ve işte kritik soru geliyor.
Bu suyun değeri sizce ne olabilir ?

Cevaplar 300 dolarla 1.000 dolar arasında değişiyor.

Dikkat edin, su aynı su. Fiyat farkını yaratan tamamen ambalajı, hikayesi, yaşattığı deneyim ve markalaması.

O zaman, en sıradan ürünü bile lüks ve ayrıcalıklı hissettirecek şekilde sunabilirsiniz.

Demeyin ki bizim ülkede böyle şeyler olmaz, bu Avustralyalılar şaşırmış.
Gazetelerde yeni I phone almak için arabasını, tarlasını satan Anadolu çocukları gördü bu gözler.

Çünkü beynin işleyişi evrensel. Tüm dünyada lüks marka pazarlaması serotonin üzerinden döner. Kullandığın o ürünle statün artınca itibarlı hissedersin. Saygınlık serotonin artışına neden olur. İşte mutlusun 

(Bu arada, saygınlık hissi artınca serotoninin yükseldiği gorillerle yapılan çalışmalarda ortaya çıkmış. Sürünün alfa maymununa gösterilen saygı azalınca zavallının serotonini düşüyormuş.)


Şimdi nereye bağlayacağım.

Eğer bizim sunduğumuz bir ürün veya hizmet varsa; biraz psikoloji, biraz sosyoloji, biraz pazarlama bilmemiz, insan beynini tanımamız, karar süreçlerine kafa yormamız lazım.

Yok eğer biz bir tüketiciysek, ki hangimiz değiliz; yine bunları bilmeye ihtiyacımız var.

Musluk suyuna ederinden fazla değer biçmemek için.
O çantaya neden o parayı verdiğimizi anlayabilmek için.
Ülkedeki siyasal iletişimi ve iklimi yorumlayabilmek için bile.

O zaman dünyama hoş geldin.
Perception is reality.
Tek gerçek, algıdır.
Yani yalan, başkası yalan. Dünyada algıdan başkası yalan 



Not : Konu aklıma fotoğraftaki karton kutuyu getirdi. Como’da su bölgeye özgü böyle bir ambalajla sunulmuştu. Sevmiştim. İyi Pazar’lar

Serra Uslu adlı kullanıcının {:badgeType} hesabı var

Serra Uslu

Nöropazarlama Danışmanı | Wellness Eğitmeni | Kurucu @Neurowellness

www.turkiyegunlugu.net