Süt Her Yaşta Şart: En Çok Tercih Edilen İnek Sütü

1 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında uzman görüşlerine dayanan bu haber, Türkiye’deki süt tüketim alışkanlıklarını, süt çeşitleriyle ilgili bilgi ve laktoz intoleransına dair önerileri içeriyor. Bitkisel sütlerin yükselişi de ele alınıyor.

Süt Her Yaşta Şart: En Çok Tercih Edilen İnek Sütü


TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / YAŞAM

Süt denince akla önce çocuklar gelse de uzmanlara göre bu değerli besin kaynağı her yaş grubunun sağlığı için vazgeçilmez. Kalsiyum, D vitamini ve protein başta olmak üzere zengin içeriğiyle dikkat çeken süt; kemik sağlığı, kas gelişimi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratıyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, yetişkin bireylerin günlük ortalama 400 ml, yani iki porsiyon süt tüketmesi gerektiğini vurgularken; çocuklar, ergenler, emziren anneler ve menopoz sonrası kadınlar için bu miktarın 600-800 ml, yani 3-4 porsiyon olması gerektiğine dikkat çekiyor.

İnek Sütü Açık Ara Önde

Türkiye’de süt tüketimi büyük oranda geleneksel tercihlere dayanıyor. Yapılan araştırmalara göre halkın yüzde 83,9’u inek sütünü tercih ediyor. Bitkisel sütlerin toplam tüketimdeki payı ise yalnızca yüzde 7,8. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren’in aktardığına göre, üniversite öğrencileri arasında yapılan bir başka çalışmada katılımcıların yüzde 59,1’i süt içme alışkanlığını 0-6 yaş arasında kazandığını belirtirken, yüzde 44,5’i ise üniversite yıllarında süt ve süt ürünleri tüketiminin azaldığını söylüyor. Elde edilen veriler; yaş, eğitim düzeyi ve yaşam tarzının süt tüketimi üzerinde doğrudan etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Sağlıklı Süt Tüketimi İçin İşleme Süreçleri Önemli

Çiğ süt doğrudan tüketilmeden önce insan sağlığı için risk taşıyan mikroorganizmaların yok edilmesi gerekiyor. Bu noktada pastörizasyon ve UHT işlemleri devreye giriyor. Eren, pastörize sütün 72-80 derece arasında 12-16 saniye ısıtılarak elde edildiğini ve raf ömrünün 3 ile 10 gün arasında değiştiğini belirtiyor. UHT (ultra high temperature) yöntemi ise sütün 135-150 dereceye kadar ısıtılıp 2-6 saniyede soğutulması esasına dayanıyor. Bu yöntemle elde edilen sütler, açılmadığı sürece oda sıcaklığında 4 ay boyunca saklanabiliyor. Ancak ambalajı açılan sütlerin en fazla 3 gün içinde buzdolabında tüketilmesi gerektiği unutulmamalı.

Süt Şişkinlik Yapıyorsa Laktoz İntoleransına Dikkat

Sütte doğal olarak bulunan laktoz, bazı bireylerde sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Laktozun sindirimi için gerekli olan laktaz enzimi yeterli miktarda üretilmediğinde, vücut bu şekeri işleyemiyor ve bu da şişkinlik, gaz, mide krampları ve ishal gibi sorunlara yol açıyor. Derya Eren, bu durumu yaşayan bireylerin laktozsuz süt ürünlerini tercih etmeleri gerektiğini vurgularken; badem, keten tohumu, sardalya, brokoli ve ıspanak gibi kalsiyum açısından zengin alternatiflerin de sofralara dahil edilebileceğini söylüyor.

Bitkisel Sütler Yükselişte

Son yıllarda laktoz intoleransı, vegan beslenme eğilimleri ve çevresel hassasiyetler nedeniyle bitkisel süt alternatifleri daha fazla tercih edilmeye başladı. Badem, yulaf, soya ve pirinç gibi kaynaklardan elde edilen bitki bazlı sütler hem kolesterol içermez hem de laktoz intoleransı olanlar için güvenli bir seçenek oluşturur. Eren, bu ürünlerin kalsiyum, D vitamini ve B12 ile zenginleştirilmiş türlerinin tercih edilmesini öneriyor. Ancak katkı maddesi ve şeker ilavesi olup olmadığının mutlaka ürün etiketlerinden kontrol edilmesi gerektiğini de hatırlatıyor.

Sütün Sağlığa Faydaları Saymakla Bitmiyor

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren’e göre, süt tüketiminin insan sağlığına katkıları oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Kalsiyum ve D vitamini sayesinde kemik ve diş sağlığına destek olurken, yüksek kaliteli protein içeriğiyle kas gelişimini teşvik ediyor. B12 ve riboflavin vitaminleri sayesinde enerji üretimine katkı sağlayan süt, içerdiği çinko ve selenyum mineralleriyle de bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Ayrıca yoğurt ve kefir gibi fermente ürünlerin probiyotik yapıları, sindirim sistemini düzenleyerek genel sağlık üzerinde olumlu etkiler yaratıyor.

Her yaştan bireyin sağlıklı bir yaşam için süt ve süt ürünlerine sofralarında yer vermesi, sadece kemik sağlığı değil, genel bağışıklık açısından da büyük önem taşıyor. Sütle büyüyen nesillerin daha güçlü ve dirençli olması hiç de tesadüf değil.