Sürdürülebilirlik, sorumluluk, sosyal etki..
MediaMarkt Türkiye ve TEGV’in deprem bölgesindeki çocuklar için hayata geçirdiği Ateşböceği Öğrenim Birimleri, 2028’e kadar 25 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.
Sürdürülebilirlik, sorumluluk, sosyal etki..
Her gün duyduğumuz ama anlamları yalnızca kriz anlarında değil, kameralar çekilip sessizlik çökünce ortaya çıkan kavramlar. Çünkü her biri adanmışlık gerektiriyor ve o adanmışlık da ancak zamanla test ediliyor.
Tam da bu yüzden, deprem konuları yeniden gündeme geldiğinde “Kimler hâlâ deprem bölgesinde? Hangi projeler sahada varlık gösteriyor? Hangi kurumlar sürdürülebilir bir etki yaratmaya devam ediyor?” diye sormaya başladım.
Bu sorular beni, bölgede neler olup bittiğine daha yakından bakmaya yönlendirdiğinde ise eğitimle iç içe yaşayan biri olarak MediaMarkt Türkiye desteğiyle ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı iş birliğiyle deprem bölgesinde faaliyet gösteren Ateşböceği Öğrenim Birimleri dikkatimi çekti.
Bu ilgi de beni projenin doğuşunu ve geleceğini konuşmak üzere MediaMarkt Turkey CEO’su Hulusi Acar ile bir sohbete taşıdı.
Bir araya geldiğimizde Acar’dan ilk önce “Ateşböceği projesinin, kurumun sürdürülebilirlik vizyonu olan ‘Daha İyiye’ anlayışının neresinde durduğunu” öğrenmek istedim.
Acar şöyle yanıtladı:
“Sürdürülebilirlik bizim için toplumsal bir sorumluluk. Eğitim de tıpkı çevresel sürdürülebilirlik gibi bu sorumluluğun kalbinde.. Bu yüzden de Ateşböceği Öğrenim Birimlerine destek vermek, bizim eğitimde Daha İyiye katkımızın en anlamlı ve somut hâli.”
Projenin gelişim süreci de bu vizyonun ruhuna paralel ilerlemiş. Depremin ardından kurum çalışanlarının, daha iyiye gitmesi için en çok destek verilmesini istedikleri alan çocukların eğitimi olmuş. Bu sahiplenmeyle birlikte, Ateşböceği projesi kalıcı bir etki yaratmak üzere uzun soluklu bir programa dönüşmüş.
Bu kapsamda Kahramanmaraş, Gaziantep, Malatya ve Hatay’daki sekiz okulda ve dört mobil Ateşböceği birimiyle eğitimler yürütülmüş ve şimdiye kadar sekiz binden fazla çocuk bu birimlerde eğitim alma fırsatı bulmuş.
Çocuklara bilimle düşünmeyi, sanatla kendini ifade etmeyi ve teknolojiyle gelişmeyi mümkün kılan programlar sunulmuş. Taş Kağıt Makas'ın yürüttüğü yaratıcı drama çalışmaları, Bager Akbay gibi isimlerin katılımıyla yapılan yapay zekâ atölyeleri, bu tırları yalnızca birer eğitim alanına değil; iyileşme, üretme ve hayal kurma mekânlarına dönüştürmüş.
Tüm bu detayları dinlerken, benim için en kritik sorulardan birini sordum:
“Bölgeden gitmiyorsunuz, değil mi?”
Acar, o sırada masasında duran, bir çocuğun çizdiği belli olan resmi eline aldı:
“Bu resmi, eğitim alan çocuklardan biri teşekkür etmek için çizmiş. O günden beri burada duruyor. Her baktığımda, daha fazla ne yapabiliriz?’ diye düşünüyorum” dedi ve ekledi:
“Hayır, gitmiyoruz. 2028 yılına kadar 25 bin çocuğa bilim, sanat, teknoloji ve eğitim tohumları ekmek için oradayız. En büyük hayalimiz de, çocukların bu tohumları ormana dönüştürmesine tanıklık etmek.”
Ben de Ateşböceği tırlarını ziyaret etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum; çünkü biliyorum ki, gerçek sosyal etki bazen bir çocuğun çizdiği resimde ve bir kurumun vazgeçmemeyi seçtiği yerde yeşerir.
#MediaMarkt #TEGV #DepremEğitimi #Sürdürülebilirlik #Ateşböceği #ÇocukGelişimi #SosyalEtki #Türkiye2025











