Randevularınıza ne kadar sadıksınız?
Hepimiz iş görüşmelerine giderken içimizde bir umutla gidiyoruz.
Randevularınıza ne kadar sadıksınız? Bu soruyu dünya kıdemi az, öngörüsü engin yol arkadaşım sorunca, randevumuzu mu atladım diye kaygılandım. Kendimi toparlayıp özen gösteririm, iptal etmem gerektiğinde mutlaka haber veririm, atladığım bir görüşmemiz mi var diye sordum. Konunun kaynağının ben olmadığımı öğrenince rahatladım.
Yol arkadaşım yakın zamanda iş başvurusunda bulundu. Kendini iyi yetiştirmek için uğraşan, çalışacağı ortama nasıl bir katkı sağlarıma odaklanan, verimli çalışan bir meslektaşım.İş başvurularından birkaçında online mülakatlar sonrası yüz yüze görüşmeye çağrılmış. Yüz yüze görüşme aşamasında iki görüşmesinin yapılamayacağını son anda öğrenmiş.
Hatta bir işyerine gittiğinde görüşme saatine dakikalar kala kendisine iş çıktı diyerek eposta mesajıyla haber vermişler. Yaşadığı hayal kırıklığını tahmin edersiniz.
Görüşmemiz sırasında yaşadıklarını anlattı. Bir taraftan dünya kıdemlisi mentoru olarak genç mentime göremediği bir husus varsa onu ortaya koyabilmeyi istedim, bir taraftan mesleki alışkanlıkla ona iyi gelecek argüman aradım. E-postayı açtık. Saat 14.00 randevusunun iptali, saat 13.52’de “İş çıktı, görüşmeniz başka zaman olacak, iyi çalışmalar.” şeklindeydi. Konuşmamızda bir an sessizlik oldu. İçimden bu hale uygun ifadeler geçse de rehber olarak yoldan çıkmamam gerekiyordu.
Beraber oraya başvurma sebeplerine baktık. Aslında sadece ismi iyi bilinen, çalışma ortamı iyi olmasa da bir süre kendini geliştirmek adına iyi bir okul olur diye baktığı bir yer olduğunu dile getirdi. Araştırma yapmasını takdirle karşıladım. Genel araştırmayı internetten yapmak mümkündü. Ancak içerideki çalışma ortamının iyi olmadığını nasıl öğrendiğini merakla sordum. Üniversitede öğrenciyken firma ve büroların kariyer günlerinin yanı sıra, oluşan diyaloglarla herkese açık sosyal sorumluluk etkinliklerine katıldığını, oralarda insanların birbirlerine nasıl davrandıklarına baktığını, ara sıra da o işyerlerinde çalışan arkadaşlarından bilgi aldığını söyledi. Hatta bu çerçevede yanlarına tarihle notlar aldığı defterini gösterdi. 14.00’deki görüşme için 13.52’de mesajla iptal eden işyerinin karşısında ise bir yıl önceki notunda toksik yazıyordu. Görüşmemizin sonunda gayet iyi görünüyordu. Aslında her şeye rağmen toksik bir yerde olmak istemediğini de paylaştı.
Hepimiz iş görüşmelerine giderken içimizde bir umutla gidiyoruz. Görüşmenin bazen iptali olağan olsa da özensiz kısacık bir mesaj nasıl da sarsıcı bir etki yaratıyor. İş dünyasının iş başvuruların tek taraflı değerlendirmediğini, artık işe başvuran genç yüreklerin de işyerlerini değerlendirdiğini dikkate almasının zamanıdır. Gamze Nurluoğlu’nun 2025 Kurumsal İletişim Ajandası’nda da paylaştığı gibi büyük ya da küçük olsun tüm yapıların her alanda insan odaklı, can cana iletişime özen göstermeleri fark yaratacak ve bu adımlar şirketlerin itibarlarında önemli rol oynayacak. Ajandaya da göz atmak isterseniz linki yorumlara bıraktım.
Özlem Akyüz Atamer









