ZANAATKÂR LİDERLİK: BİR ÇIRAKLIK GÜZELLEMESİ
Kurumsal dünyada liderlik eğitimleri öne çıkarken, uzmanlar iyi liderliğin ancak çıraklık kültürüyle güçlenebileceğini vurguluyor; Sennett’in zanaatkârlık yaklaşımı yeniden tartışılıyor.
“Liderlik” yıllardır iş dünyasının en çok yatırım yapılan kavramı olabilir. Hakkında konuşuyoruz, eğitim alıyoruz, yeni modeller keşfediyoruz, büyük sözler yazıyoruz, hatta hacklemeye çalışıyoruz…
Ancak hala görmekten kaçındığımız bir kör noktamız olduğunu düşünüyorum. Bu hafta belki biraz bacağıma sıkabileceğim, Zizek kokan yamuk bakan bir soruyla geldim.
“İyi liderliği büyütüyoruz da, iyi çıraklığı neden hiç konuşmuyoruz?”
Yirmi beş yıldır liderlik gelişiminin mutfağında çalışan biri olarak, şu soruya tekrar tekrar dönüyorum: “Her usta bir zamanlar çıraktıysa, biz neden çıraklığı geliştirmeyi unuttuk?”
Kurumsal hayat hepimizden“usta” olmasını bekliyor, ancak eksik parça da sanırım tam burada * Kimlerin takipçi olmaya sabrı ya da isteği var?
İyi gözlemleyen, dinlemeyi bilen, ritmin bir parçası olan, takip eden çıraklar liderliğin de derinliğini ortaya koyacaktır. Fondaki referansım ise Hannah Arendt’in öğrencilerinden The Craftsman kitabının yazarı Richard Sennett’e göre:
“İnsan dünyaya yaptığı işle bağlanır.
İyi iş, sabırlı bir çıraklığın ürünüdür.”
Bu cümle bizi ister istemez şu sorulara götürüyor:
* İşin görünmeyen kısmına ne kadar özen gösteriyoruz?
* Bilmek–yapmak arasındaki boşluk kurumlarda ne kadar büyüyor?
* Çıraklığı nasıl ödüllendiriyoruz?
* Ustalığın derinliği için çıraklık kültürüne ne kadar alan açıyoruz?
Bu yazıyı bir “çıraklık güzellemesi” olarak da görebilirsiniz, ya da çıraklık, kalfalık ve ustalıktaki zanaatkar özene yeniden bir davet gibi de… Eğer biraz tersten bakmaya ruhunuz varsa
Çıraklık merakımızın bol olduğu bir hafta olsun
* The Lacemaker - Johannes Vermeer (1632–1675)











