Hedefi olmayanı duygular yönetir: Yönsüz zihnin sessiz riski

Net hedef ve yön eksikliği, bireyi duyguların dalgalanmasına açık hale getiriyor. Uzmanlara göre istikamet, motivasyondan daha kalıcı bir güç.

Hedefi olmayanı duygular yönetir: Yönsüz zihnin sessiz riski

Bir hedefi olmayanı, duyguları yönetir.

Net hedefi, yönü olmayan bir zihin, içinde ne varsa onunla sürüklenir.
Birgün heves gelir, yarın yorgunluk çöker.
Bugün “başlıyorum” der, yarın küçük bir sarsıntı her şeyi durdurur.
Sorun duyguların varlığı değildir;
sorun, dümenin duyguların eline bırakılmasıdır.

İnsan her gün aynı hisle uyanmaz.
Bazen güçlü hisseder, bazen eksik.
Bazen inanır, bazen şüphe eder.
Ama her şeye rağmen yürüyenler,
hisleri iyi olduğu için değil,
hedefi, yönü belli olduğu için yürür.

Uzak bir kasabada iki genç yaşarmış.
İkisi de aynı gün bir karar vermiş ve yola çıkmış, aynı hedefi söylemiş: “Karşı dağın ardına varmak.”

İlk yolcu, sabah uyanınca içine bakarmış.
Eğer içi ferahsa keyifliyse yürür, bulutluysa oyalanır, canı sıkılırsa geri döner, rüzgâr sertse “bugünlük bu kadar” dermiş.
Yolunu hep hislerine sorarmış.

İkinci yolcu ise sabah uyanınca varacağı hedefe yönüne bakarmış.
Hava nasılsa ona göre giyinir, adımını hızını ayarlarmış; yorulursa yavaşlar,canı acırsa dinlenir, ama yönünü değiştirmezmiş.
Yolunu duygularına değil, pusulasına sorarmış.

Günler geçmiş.
Aynı yollardan geçmişler, aynı rüzgâra maruz kalmışlar, aynı yokuşlarda nefesleri daralmış.
Ama birinin yolu yarım kalmış,diğeri ise her seferinde biraz daha yaklaşmış.

Bir gün kasabalılar sormuş:
“İkiniz de hemen hemen aynı yaşta aynı güçte delikanlılarsınız, aynı yola çıktınız, nasıl oldu da biri varabildi, diğeri yarı yolda kaldı?”

Bilge biri şöyle demiş:
“Biri duygularına göre yaşadı-yürüdü yolu. Diğeri duygularına yenilmedi hedefine yürüdü.
Duygular hava gibidir; sık değişir.
İstikamet pusula gibidir; kararlı olanı taşır.”

İşte insanın iç yolu da böyledir.
Bugün iyi hissetmeyebilirsin.
Bugün yorgun, kırgın, isteksiz olabilirsin.
Ama güçlü bir hedefin varsa,
duyguların seni durdurmaz;
Belki zaman zaman hızını değiştirir.

Önemli olan her gün güçlü hissetmek değil,her gün yolunu hatırlayabilmektir.
Yorulduğunda kendine şunu söyle:
“Bugün belki biraz zor ama ben yolumdayım.”

Ve bazen sadece bir adım yeter.
Büyük adımlar atamasan bile,
yerinde saymamak da bir ilerlemedir.
Yönünü kaybetmediğin sürece,
yavaşlık bir kayıp değil,
bilinçli bir yürüyüştür.

“Rüzgârın yönü değil, pusulası insanı varacağı yere götürür.”

Güzel bir olumlama ile sözümüzü tamamlayalım.
“Duygularım gelip geçicidir; niyetim kalıcıdır. Yolumdan dönmeden, sakin ve kararlı ilerliyorum.”

Yola devam 

Güzel bir gün olsun hepimize hayırlı cumalar

Nazan Toper Koç

ICF Profesyonel Koç / Eğitmen(MEB)