Kimlik baskısı neden yoruyor? Modern hayatın görünmeyen yükü

Bireyin kendine yüklediği kimlikler, başarı ve aidiyet beklentileri üzerinden nasıl bir yorgunluk ve tutsaklık üretiyor? Uzmanların sıkça tartıştığı kavramın arka planı.

Kimlik baskısı neden yoruyor? Modern hayatın görünmeyen yükü

Belki de seni ne işin, ne sorumlulukların, ne de sahip olamadıkların yoruyor: Belki de seni en çok yoran şey; taşıdığın kimlik!

Başarmaya çalıştığın pek çok şey, bir ihtiyaçtan veya amaçtan değil, bir kimliği besleme çabasından geliyor olabilir.

“Ben böyle biriyim.”

 “Beni böyle bilsinler.”

“Bunu temsil etmeliyim.”

“Bunu başarmalıyım.”

“Buna / bunlara sahip olmayım.”

Bu kimlik seni tanımladığı kadar, seni içinden çıkması zor bir hapishanede uzun süre tutabilir.

Bu kimlik etrafında inşa edilen bir hedefin de varsa, çoğu zaman altında şu vardır: “Şu an eksik hissediyorum. Çünkü kimliğimin istediği şeye henüz sahip değilim.”

Bu eksiklik hissi, insanı sürekli bir şeyler yapmaya, çabalamaya zorlar. Bu çabada emek vardır. Bu emeğin karşılığını almadan insan bırakmak istemez. Bu da bir tür bağımlılık / tutsaklık yaratır. 

Oysa yaşamın kaynağı ile - ister içinde yaşadığımız evren de, ister tanrı de - bağlantıda olduğunda ve yaşamla güven ilişkisi inşa ettiğinde;

Eklenecek bir şey yoktur. -

 Çıkarılacak bir şey yoktur. -

 Şartları zorlamaya gerek yoktur. -

Sadece olmak ve olması gerekeni yapmak yeterlidir.

- Zorlukların içindeki kolaylık o zaman görünür. 

Çünkü ne yaratırsan yarat, neye ulaşırsan ulaş… Bu dünyaya hiçlikten geldin. Bu dünyadan hiçliğe gideceksin. Ve bu yaşamda kalacağın süre de belirsiz.

 O kimliğin yarattığı hedefleri bu dünyada gerçekleştirsen de onları ardında bırakacaksın. Dünyada iz bırakmış tüm insanlarla - siyasi ve ruhani liderler, sanatçılar, bilim insanları - eşitleneceğin bir yerde olacaksın.

Önemli olan bu hakikati yaşarken içselleştirmek, yaratığın kimliği ve hedeflerini bırakabilecek kadar özgürleşmektir.

Çünkü insan yarattığı kimliğe tutunmayı bıraktığında özgürlüğü başlar: –

 Daha az başkalarının fikrine bağlı olduğunda –

Daha az “böyle olmalıyım” dediğinde –

Daha az kendini kanıtlama ihtiyacı duyduğunda 

Aynı zamanda yaşamında istediğin dönüşümü de bu yolla yaratabilirsin: -

 Yarattığın kimliğin bazı inanç ve normlara tutunmayı bırakır -

Neyi neden yaptığını anlayacak ve kabul edecek olgunluk seviyen gelişir -

 Başka olasılıkları; bakış açıları, yaklaşımları, varoluş hallerini araştırır ve hayatına entegre edersin

İstediğin değişimi dönüşüme çevirmenin tek sırrı yarattığın kimlikten ve onun alışkanlıklarından; hayatında tekrar eden döngülerin desenlerinden özgürleşme cesaretini göstermektir.

Bu yorucudur, zorlayıcıdır, hatta tedirgin edici ve can sıkıcıdır. Ama o tutunduğun kimliğin maliyetlerinin öz bilgisiyle (travma, inanç kalıpları, etkisi, vb.), ve nedenleriyle karşılaştığında artık o alanda daha fazla kalamazsın. Ve bambaşka bir gerçekliği o zaman yaratabilirsin.

Bu hafta kimliğine ve var ettiği gerçekliğe alıcı gözle bakmaya ne dersin?

Deniz (İnce) Günaydın

turkiyegunlugu.net