Geçmişi taşımak mı, affederek geride bırakmak mı?
Yurtdışında yaşayan bir dostla yapılan buluşma, affetmenin yük hafifletici gücü ile geçmişi taşımak arasındaki psikolojik farkı yeniden gündeme taşıdı.
Geçmişi taşımak mı, geride bırakmak mı?
Hafta sonu uzun zamandır yurtdışında yaşayan bir dostumla bir araya geldik. Tüm programı kendisine göre ayarladık, zaman zaman derin sohbetlerle geçmişin girdabında kaybolup bugünün keşmekeşine geri geldik, zaman zaman da kalabalıklara karıştık.
Pazar akşamı ayrılırken “burada yaşamamanın şımarıklığı ile iyi vaktini aldım, yüreğim çok hafiflese de başaramadım onu affetmeyi, üzgünüm diyerek vedalaştı.”
Ben de çok üzgündüm; yıllardır kendisine edindiği yük için. Buralardan gitmesine bile neden olan bu yük o kadar ağırdı ki, aradan geçen yirmiden fazla yıl bile onu ardında bıraktıramamıştı. Hâlâ dün gibi kaskatıydı.
Affetmesini neden diliyordum? Karşı tarafı sevdiğimden mi? Bilakis… Affedememenin dostumda yarattığı etkiyi gördüğüm için affetmesini yürekten istiyordum. Affetmek, çoğu kez dostumun düşündüğü gibi başkasının yaptıklarına sünger çekip silip atmak değildi benim gözümde. Hatta kendi bencilliğimde, affettiğim hiç kimseye onları affettiğimi de söylemiyordum. Ruhumda ve kalbimde, öfkeyle de olsa onları taşıyacak kadar önemsemiyordum; hepsi buydu.
Sevgili dostum, neredeyse yirmi yılı aşan bir süre önce yaşadığı bir hadise nedeniyle yurtdışına gitmişti. Ara sıra iş için gelse de en fazla bir gece kalıp dönerdi. Bu sefer ailesel bir durum nedeniyle uzun kaldı. Keyifle vakit geçirirken bile, en küçük bir çağrışımla yirmi yıl önceki konu sırtına oturup her mutlu anını pis pis sırıtarak zehrediyordu. Bazen sevdiklerinizin sıkıntısı yüzüne yansıdığında, o sıkıntıyı sahte bir gülümsemeyle gizleme çabasında olduklarını görürsünüz ve bilirsiniz ki hiçbir şey yapamazsınız. Benim durumum da tam olarak buydu.
Oysa affetmek, ruhunuza ve kalbinize zarar vereni gereğinden fazla düşünmenizin önüne geçer. Affetmenin kolay olduğunu söylemiyorum; ancak affetmemenin getirdiği zorluğun ağırlığındansa, affetmenin daha yapılası olduğuna inanıyorum. Ne dersiniz?









