12 Eylül sürgünlerinden bir tanıklık: Muhittin Gündoğdu anlatıyor
12 Eylül sürgünlerinden bir tanıklık: Muhittin Gündoğdu anlatıyor
12 Eylül sonrası yurtdışına gitmek zorunda kalan ülkücü sürgünlerden Muhittin Gündoğdu, ülkücü hareketle tanışma sürecini ve dönemin siyasi iklimini anlattı.
12 Eylül sonrası yurtdışında yaşamaya mecbur bırakılan ülkücü sürgünlerden rahmetli Muhittin Gündoğdu anlatıyor:
"UŞAKLAR, GAZETE OF'LU BİRİNİN..."
Taşova MHP İlçe Başkanı, aslen Trabzonlu olan Ali Rıza Günaydın’dı. İlçede matbaası vardı ve Taşova Gazetesi’ni çıkarırdı. O yıllarda, Bizim Anadolu Gazetesi’ni okumamızı isteyen ve ülkücü olmamızda emeği olan çok iyi bir insandı. Yakınımız ve köylümüz olan Ali Rıza Amca bize “Uşaklar, Bizim Anadolu Gazetesi Of’lu birinin. Bayide bırakmayın, alın da iflas etmesin” derdi. Böylece daha Hergün ve Ortadoğu Gazeteleri yokken Bizim Anadolu Gazetesi okumaya başlamıştık. Böylece zamanla ülkücü fikri benimsedim. Ailemdeki ilk ülkücü oldum.
Ülkücülük benim için vatanımı, milletimi, bayrağımı, ezanı sevmekti. Rusçu ve Çinci komünistlerin, ülkemiz için tehlikeli faaliyetleri, bizim bunlarla mücadele etmemizi gerektirmişti. Biz bu manada tepkisel hareket ettik. Bu tepki birilerinin kışkırtması ile olmadı. Komünistlere milli ve dini değerlerimizi hiçe saydıkları ve silahlı mücadele yoluyla iktidara gelmek istedikleri için karşı çıktık. Baskı ve terörle bizi sindireceklerini ve fırsat bulunca da ülkemizi Sovyetler’in peyki yapacaklarına inanıyorduk. Ülkücüler olarak iktidara gelmek, Türk milletini güvenli bir ülkede mutlu, huzurlu ve zengin etmek istiyorduk.
Solculuğu komünistlerden ayırıyordum. Solcular, sosyal demokrat, iyi insanlardı. Mesela Trabzon’daki dayılarım solcuydular, CHP’ye oy verirlerdi. Daha sonraları yurtdışında tanıdığım komünist kaçakların içinde de geçmişten ders alarak Türk milliyetçisi olanları gördüm.