Ben Ankara Hukuk Fakültesi’nde okudum.
Uluslararası hukuk alanında 15 yıl kadar çalıştım.
Ben Ankara Hukuk Fakültesi’nde okudum. Fakat, hukukçu olmak çocukluğumdan getirdiğim bir meraktan değil; -belki de pek çoğumuzda olduğu gibi- üniversite giriş puanım şans eseri orayı tuttuğu için girdiğim bir kariyer yoluydu.
Pişman oldum mu?
Uluslararası hukuk alanında 15 yıl kadar çalıştım. Sonradan hukuku bırakıp "iletişim" alanında çalışmaya başlayınca, temel formasyonu hukuk alanında almış olmanın büyük faydasını gördüm.
Ve hukuk formasyonunun kişinin akıl yürütme becerisini çok geliştirdiğine inandım hep.
Ancak, siz de bilirsiniz ki yaşamdaki bu seçimler ve geçişler sancılı bir yolculuktur.
Latinceden gelen bir ifade var: Faber est suae quisque fortunae.
Diyor ki... Kişi kendi kaderini şekillendirme gücüne sahiptir; herkes kendi talihinin mimarıdır.
*
Bir başka yazımda bahsetmiştim; Fransız düşünür Voltaire 65 yaşındayken ünlü eserlerinden birini yazar:
Candide ya da İyimserlik.
Voltaire, hikayenin kahramanı genç ve tecrübesiz Candide’e Almanya’dan, Hollanda’ya; Portekiz’den, Amerika’ya kadar bütün dünyayı dolaştırır. Seyahatleri sırasında sayısız felaketle, kötülükle karşılaşan Candide'in son durağı Türkiye olacaktır.
Candide, serinlemek için kapısının önündeki portakal ağaçlarının gölgesine oturmuş bir Türk’e rastlar. Türk, onu ve beraberindekileri içeri davet ederek, onlara kendi el emekleri olan şerbet, kaymak, hurma, portakal, çam fıstığı ve halis Moka kahvesi ikram eder. Bu zenginliğe şaşıran Candide, ona dönüp: “Çok geniş, bereketli bir toprağınız olmalı” der.
“Yalnızca yirmi dönümüm var diye” yanıtlar adam. “Burayı çocuklarımla birlikte ekip, biçiyoruz. İnsan çalışarak üç şerden uzak durur; can sıkıntısı, kötülük ve muhtaç olma."
Voltaire, ironik bir dille aynı zamanda son derece bir sadelikle kaleme aldığı bu eserinde bizi şu fikir ve cümleyle uğurlar:
Il faut cultiver notre jardin.
“Herkes kendi bahçesini işlemelidir.”
Yani, insan, kaderci düşüncenin ve iyimserliğin ötesine geçerek, kendi yaşamının sorumluluğunu almalıdır. Çünkü ancak bu şekilde toplumda değer yaratabilir.
*
Size bu konuyla örtüşen, Mete Yurtsever'in podcast'inden bahsedeyim: Değer Yaratmanın Formülü.
Sağ olsun Mete, podcast'ine uzun süredir davet ediyordu; hatta size ve bana özel bir konsept geliştirdi. Şöyle ki… Soruları siz soracaksınız, sesiniz yayına alınacak bu soruları ben yayında cevaplayacağım.
İsterseniz şu linkten - https://lnkd.in/d9VA2BJV - sorunuzu ses kaydı olarak bırakabilir veya yazının yorumlarına da yazılı olarak ekleyebilirsiniz.
*
Son olarak Jung'a kulak verirsek...
"Başkalarının karanlığını aydınlatmak istiyorsan, önce kendi ışığını bulmalısın."
Dilerim, o ışığı bulabilenlerden oluruz.
Fotoğraf: Her yıl Ekim ayında gittiğim Global Marketing Summit’teki konuşmamdan.
Bu zirvenin mimarları farklı bir değer yaratıyor ve dünyanın dört bir tarafından çok sayıda yabancı konuşmacıyı ülkemize getirerek müthiş bir bilgi ve paylaşım ağı kuruyorlar.
Seda Mızraklı Ferik, Aycan Ferik, Hande Vatandost, Eyup Nazif SEVİM
Damla Ömür Tantekin











