Aynı fikirler neden farklı zihinlerde ortaya çıkıyor
Bilim tarihi ve psikoloji, aynı dönemde farklı kişilerde ortaya çıkan benzer fikirlerin nedenlerini kolektif bilinç, ortak sorunlar ve zihinsel süreçlerle açıklıyor.
Bazen aklıma parlak bir fikir geliyor. Kimseye söylemiyorum. Hattâ not bile almıyorum. Ama içimde garip bir sezgi oluyor.
Eğer bu fikri hayata geçirmezsem, mutlaka biri benden önce yapacak.
Fikri bir başka boyutta materyalize olmuş gibi düşünüyorum. Yani artık görünür halde.
Başınıza geldi mi sizin de ?
İş işten geçtikten sonra Vizontele’deki Deli Emin karakteri gibi “Vallahi bu benim aklıma gelmişti” dedikleriniz olduğuna eminim.
Hikâyeye göre Michael Jackson prodüktörünü bir gecenin 3’ünde uyandırıp ekibiyle birlikte âcilen stüdyoya çağırıyor.
İlhamla gelen şarkıyı derhal, o an kaydetmeleri gerektiğini söylüyor. Diyor ki, bunu şu an yapmazsak, şarkı Prince’e gidecek.
Paylaşılan bir yaratım alanında eserin var olduğuna ve kendisinden önce birinin onu download edebileceğine inanmış vaziyette. Kim daha hazırsa ve hızlı hareket ederse eser onun olur diyor. Yani bu kolektif alanın kimseye özel olmadığını düşünüyor.
Jung da “kolektif bilinçdışı” kavramıyla insanlığın ortak bir psikolojik zemini paylaştığını söylüyordu.
Belli ki bazı fikirler, belirli dönemlerde, birden fazla zihnin kapısını aynı anda çalıyor. Ya da bu ortak zemin belirli soruları daha görünür kılıyor olabilir mi acaba?
Aynı ihtiyaçlar ve aynı arayışların olduğu dönemlerde benzer fikirler birbirinden habersiz zihinlerde aynı anda beliriyor olabilir mi ?
Merak edip araştırdım bunu.
Bilim tarihi, bu konunun örnekleriyle dolu.
Mesela kalkülüsün Newton ve Leibniz tarafından neredeyse aynı dönemde keşfedilmesi, evrim teorisinin Darwin’le birlikte Wallace tarafından birbirinden habersiz şekilde ortaya konması ilginç.
Beynimiz aslında sandığımız kadar özgün olmayabilir. Aynı dönemde yaşayan insanlar benzer içeriklere, benzer problemlere maruz kalınca beyin aynı girdilerden benzer çıktılar üretmeye meyilli.
Victor Hugo demiş ki; “Zamanı gelmiş bir fikrin önünde hiçbir şey duramaz.”
Paul Valéry’nin daha sade ama bir o kadar çarpıcı bir cümlesi var.
“Fikirler havadadır, kimse onların tek sahibi değildir.”
Bu yüzden mi, aklımıza gelen bir fikri gerçekleştirmediğimizde onun bir başkasının hayatında ete kemiğe büründüğünü görüyoruz acaba. Hiç şaşmıyor.
Yani sanırım fikirler kaybolmuyor, başka birinin cesaretinde ve hızında hayat buluyor. Benim başıma çok gelir. Var mı sizin de buna benzer tecrübeniz ?
Serra Uslu
· Neuro Communication Trainer | Neuromarketing Consultant | Founding Partner @Spinteks Composite Fabrics













