Zarif Bir An: 2016 Rio Olimpiyatları’nda Nezaketin Zaferi
2016 Rio Olimpiyatları’nda İspanyol yüzücü Duran Navia’nın hatası sonrası seyircilerin sergilediği nezaket, sporun insana dair en zarif yönünü ortaya koydu.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / RİO DE JANEIRO
2016 Rio Olimpiyatları'nda gerçekleşen bir olay var.
Bana çok anlamlı geliyor.
İnsan ruhunun zarif yerlerine dokunduğu için de bu videoyu aklıma geldikçe açıp izlerim.
Yüzme yarışları sırasında, tam da yarışın başlaması için hazırlık yapılırken yüzücülerden İspanyol Duran Navia, start sesini farketmeyince, belli ki bir anlık heyecan ve stresle havuza atlıyor.
Ardından tüm vücud diline sirayet eden; "Ben böyle basit bir hatayı nasıl yaparım?
Yılların emeğini nasıl çöpe atarım?" pişmanlığı izleyicileri de etkisi altına alıyor.
* Videoyu yorumlarda paylaşacağım.
Videonun, yalnız fotoğraflarda gördüğünüz ve size anlattığım kadarki kısmını izlemiş olsaydım, hikayenin devamı hakkındaki tahminlerim şöyle olurdu.
*Tribünler yüzücüyü yuhalamış, hatta dalga geçmiş olabilir.
*Rakip yüzücüler, "iyi bari, biri de kendiliğinden elendi" diye sevinmiştir.
*Hakemler zaten direkt elemiştir.
Aralarında, "Ee atlamasaydın kardeşim, işimiz gücümüz var, seninle mi uğraşacağız?" yorumları yapmışlardır.
*Belki bir ihtimal yüzücü drama yapmıştır, kendini acındırıp "nolur bir şans verin" demiş olabilir.
*Hatta belki kendi hatasını üstlenmeyip ses sistemini, hakemleri suçlamış bile olabilir, "beni nasıl diskalifiye edersiniz? demiştir.
Videonun devamını izleyince entersan şekilde bu yazdığım tahminlerin hiçbiri gerçekleşmiyor.
Tek bir kişi bile sporcuyu utandırmıyor, herkes anlayışla karşılıyor.
Üstelik sporcu tribünlerden müthiş destek görmesine rağmen edebini ve mahcubiyetini koruyor, kesinlikle yüz bulup şımarmıyor.
Hiç kimse ona gitmesini söylememesine rağmen ağlaya ağlaya eşyalarını toplayıp saygılı bir şekilde ortamı terk ediyor.
Seyircilerin yüz ifadelerine rasyonel bir hava hakim, anlayışla karşılar bir halde izlenimi veriyorlar.
Bakın sonra ne oluyor.
Hiç hesapta yokken jüri, kendisine ikinci bir şans tanıyor.
Şimdi geleyim bu kısacık videonun beni etkileyen tarafına;)
Normalde birkaç kişiden nezaket görebiliriz. Bu bile içimizi ısıtmaya yeter.
Lakin tribünler dolusu insanın adeta aralarında anlaşmışcasına nezaketli davrandığını ve hata yapan kişiyi utandırmadığını görmek şahsen bana oldukça büyüleyici geldi.
Bence gerçek nezaket şartlar ne olursa olsun, duruşunu koruyabilmek ve yozlaşmamak demek.
Çünkü kalp, hoyratlığın en görünmez olanını, en dile getirilemeyenini bile hisseder. Nezakette ihtimam bundan sebe0 bana çok değerli gelir.
Konfüçyüs’e atfedilen bir söz ile bitireyim;
"Büyük ve üstün insan naziktir fakat yaltaklanmaz, küçük insan yaltaklanır fakat nazik değildir."
Bu söz bir şeyi yapmaktan ziyade o şeyi belirli bir tarzda incelik, içtenlik ve güzellikle yapmaya dönük bir hasleti nasıl da güzel olduğu vurguluyor, bence.
Ha bir de nezaket kişinin bugüne kadar edindiğin bilgeliğin bir tezahüründen başka şey olmadığını...
Üzerine daha ne denir ki?













