YILDIRIM BAYEZİT VE TİMUR

"İlim tahsil etmek kadın ve erkek her müslümana farzdır."

YILDIRIM BAYEZİT VE TİMUR

Taşkent ve Semarkand'ı görüp, Türk dünyasına oradan bakmanın benim için çok öğretici bir deneyim olduğunu söylemem gerekir.

En başta Timur'a bizim coğrafyada pek gösterilmeyen itibarın orada bambaşka, yüce tarafını görmek çok şaşırtıcı gelmişti bana.

Bunun nedeni, Yıldırım Bayezıd'ın Timur karşısında aldığı ağır yenilgi, esir düşmesi ile intiharı ve Osmanlı'nın bundan sebep Fetret Devri'ne girmesi gösterilebilir.

Timur, Bayezıd’a gönderdiği ilk mektubunda Hristiyanlar ile mücadelesinden dolayı onu İslam’ın koruyucusu olarak gördüğünü ve büyük saygı duyduğunu, aralarında elçilerin gidip gelmesinden duyacağı memnuniyeti ifade eder lakin Bayezıd'dan beklediği cevap gelmez.

Sultan, Timur'u küçümser.
Tansiyon giderek yükselir.
Karşılıklı sert ifadelerin kullanıldığı mektuplar, iki hükümdarın arasının açılmasına sebep olur.

* Mektuplar bugün Konya Belediyesi, Koyunoğlu Kütüphanesi'de muhafaza ediliyor. Daha fazlasını merak edenleri yorumlara bekliyorum;)

Suriye seferine çıkan Timur ani bir kararla rotayı Kayseri'ye kırar ve 1400'de Osmanlı'yı ağır bir yenilgiye uğratır. Sivas’ı ve Malatya’yı ele geçirir.

Başarılı Suriye Seferi’nden sonra Anadolu Seferi’ne çıkar bu kez. 1402 yılında Ankara’nın Çubuk Ovası’nda yapılan savaşta ağır bir yenilgiye uğratır Beyazıd'ı ve bu savaşta esir alır.

Timur tarihin gördüğü en büyük fatihlerden biriydi. Yaklaşık 30 yılda Doğuda Çin’den, batıda Anadolu’ya, kuzeyde Moskova’dan, güneyde Hürmüz Boğazı ve Delhi’ye kadar büyük bir imparatorluk inşa etmişti.

2750 yaşında Semerkand en uzun süreli ve kesintisiz yerleşim yerlerinden, UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan, olağanüstü mimariye sahip Maveraünnehir'in en önemli şehirlerinden biri.

Şairler ve gezginlerin doğu masalı diye anlattıkları tarihi kenti Timur başkent yaptığında, güç ve zerafet sembolüydü. Bu dönemde dünyanın en zengin kentlerinden birine dönüştü ve mimari şaheserler yükselmeye başladı.

Timur bilimi desteklemiş bir hükümdardı. Fethettiği yerlerdeki alimleri, meslek ve zanaat sahiplerini aileleri ile Semarkand'da götürür ve sanatlarını icra etmelerini sağlardı. Bundan sebep dönemin en önemli şehirlerinden biri olarak bilim adamlarıyla yükselmeye başladı.

Timur'dan sonra torunu Uluğ Bey'in çabalarıyla Semarkand dünyanın en önemli bilim ve kültür merkezi haline geldi.

Uluğ Bey taht sahibi bilim insanı olması bakımından Türk dünyasında çok özel bir yere sahiptir. Özellikle astronomi ve matematiğe yoğun ilgi göstermiş ve hayatı boyunca bu bilimlerle uğraşmıştır. "Hey'et Cetveli ve Yıldızların Fihristi" adıyla çevrilebilecek eseri, Ortaçağ biliminin doğu ve batı dünyasında son sözü ve astronominin teleskop icat edilinceye kadar erişmiş olduğu en üst derecesidir.

Dünya tarihinin en büyük astronomlarından biri olan Uluğ Bey'in yaptığı katkılardan ötürü aydaki bir kratere ismi verilmiştir.

Yaptırdığı medresenin kapısına yazdırdığı, bakış açısını yansıtması bakımından bence çok önemlidir:

"İlim tahsil etmek kadın ve erkek her müslümana farzdır."

Onur Küçükkaramıklı

Co-Founder at SONA Underwater Dive Technology