Yavaşlığın Unutulan Gücü: Aceleciliğe Karşı Sessiz Direniş

Frédéric Gros’nun “Yürümenin Felsefesi” kitabındaki yavaşlık vurgusu, hız çağında aceleciliğe karşı bir yaşam pratiği sunuyor.

Yavaşlığın Unutulan Gücü: Aceleciliğe Karşı Sessiz Direniş

YAVAŞLIK

Geçenlerde bir dostumdan e-mail aldım. Benden makalesi için hızlı yayınlayan bir dergi önerisi istiyordu. Çok acele dönüş yapmam için de uyarı notu düşmüştü.

Herkesin acelesi var. Günümüz şehir yaşamı, acele etmeyi seviyor.

E-mail bana çok Frederic Gros tarafından kaleme alından çok bilindik “Yürümenin Felsefesi” kitabını hatırlattı. Kitapta, “Yavaşlık” diye üç sayfalık bir bölüm var.

Oradan altını çizdiğim birkaç satırı paylaşmak istedim.

“Yavaşlık, tam olarak aceleciliğin zıddıdır. Hızın değil. Acele etmek birden fazla şeyi tek seferde ve çabucak yapmaktır. Acele ettiğinizde zaman türlü türlü şeyin hiçbir düzen olmadan tıkıştırıldığı bir çekmece gibi çatlayacak kadar dolar.

Hareketlerin istikrarlı olması, yavaşlıktır.

Yavaşlık, musluktan pıt pıt düşen su damlaları gibi zamanla hemhal olmaktır.

Yürümenin sırlarınından biri, manzaraya, onu her adımda biraz daha tanıdık kılan bir yavaşlıkla yaklaşmak.”

Kitaptan notlar böyleydi.

Velhasıl yavaşlama hızlandırılmalıdır. Yavaşlama, sürekliliktir, sürdürülebilirliktir, ritimdir. Kalp, ritmi sever. Kalbi yavaşlatsanız da hızlandırsanız da er geç ritmine gelir. Şu da var ki, hızın zıddı yavaşlık, sabrı öldürüyor.

#Yavaşlık #Acelecilik #ŞehirYaşamı #Felsefe #Sürdürülebilirlik #YaşamTarzı #ZihinSağlığı

Hakan F. Oztop

 Akademisyen, ArGe Doktoru,