TÜYAP Kitap Fuarı’nda kalabalıklar ve değişen okur profili

Beylikdüzü’ndeki TÜYAP Kitap Fuarı’nda imza kuyrukları, sınav kitaplarına ilgi ve farklı kuşakların okuma tercihleri dikkat çekti.

TÜYAP Kitap Fuarı’nda kalabalıklar ve değişen okur profili
KİTAP FUARINDA BİRKAÇ SAAT
Dün Beylikdüzü'ndeki TÜYAP Kitap Fuarına gittim.
Maksadım imza gününde bir kardeşimin yanında olmaktı.
Yazarımız önce üst kattaki salonlardan birinde konuştu.
Salon doluydu, sevindim.
İnerken birkaç fotoğraf çektim.
Yayınevlerinin bulunduğu salona girdiğimde kalabalığın yöneldiği standın sınavlara hazırlık kitapları satan bir yer olduğunu gördüm.
Bir de yazarlara ayrılan salona göz attım.
Bütün yazarların önünde kuyruk vardı.
Murathan Mungan ve Ahmet Ümit'in önündeki kuyruğa sevindim.
Demek edebiyat hâlâ ilgi görüyordu.
Eskişehir'den gelen yazarı hiç tanımıyordum. İmza kuyruğunda bekleyenlere sordum, onlar da pek tanımıyordu. Hatta şair diyenler bile oldu. Oysa yazarımız bir akademisyendi (Prof. Behçet Yalın). Kitabı kişisel gelişim alanındaydı.
Prof. Nevzat Tarhan da oradaydı. Onun da imza kuyruğu vardı.
Ya Osman Pamukoğlu? En büyük kalabalık onun önündeydi. Neredeyse bütün imza bekleyenler kadar vardı. Kuyruktakiler genelde gençti. Yıllar önce de Osman Paşa'nın imza kuyruğu kalabalıktı. Bu kez de durum pek farklı değildi.
Sonra küçük standların bulunduğu bölüme geldim. Bazı vakıflar, dernekler, kuruluşlar... Biri yolumu kesti, kitabını anlattı. Alsam da okuyamazdım. Artık daha seçici olmalıydım, bundan sonra okuyabileceğimiz sayfa sayısı bile sınırlıydı. Bağışlamasını diledim.
Attila İlhan Vakfı'nın standında oyalandım biraz. Görevli beni tanıdı, sevindim. Ona geçen ay yaptığımız şiir dinletisinden söz ettim. Yeni yerlerini öğrendim.
Sonuçta bütün bu elektronik ortam baskısına rağmen gördüm ki kitaba ilgi azalsa da tükenmiş değil.
Zaman ağır ağır da olsa büyük değişimi başarıyor.
Bir zamanlar bir gün bu fuarda imza günüm olmasını hayâl ederdim.
Ama şimdi bu isteğim de gitti.
Bir gözlemim daha var: Kültürde kendi kesimlerini ağırlıklı görenlerin YAZKO standını ve o sokağı görmelerini isterdim.
Artık köprünün altından akan sular bile değişmişti.
HARUN YÖNDEM