Türkiye'nin Önemli Biyolojik Çeşitlilik Alanı Olan Marmara Gölü İçin Mahkemeden Lehte Karar!
Bu karar, Marmara Gölü'nün restorasyonuna doğru önemli bir adım teşkil ediyor.
Türkiye'nin Ege Bölgesi'ndeki Manisa ilinde bulunan Marmara Gölü, Ramsar Sözleşmesi'nin Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği uyarınca 24.893 hektarlık alanı kaplayan Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan olarak 2017 yılında belirlendi. Göl, Türkiye'nin 184 Önemli Kuş Alanı ve 305 Temel Biyolojik Çeşitlilik Alanı arasında yer almaktadır. Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında korunan kuş türlerini destekler ve ayrıca endemik tatlı su balıklarına ev sahipliği yapar.
Son on yılda, Marmara Gölü, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü gibi otoritelerin kötü tarım ve su yönetimi uygulamalarından kaynaklanan ciddi etkilerle karşı karşıya kaldı. Hem yeraltı hem de yüzey sularının aşırı kullanımı, gölü besleyen su kaynaklarının azalmasıyla birleşince, gölün kurumasına yol açtı.
Kampanya ve Yasal İşlemler
2021'de Doğa Derneği/BirdLife Türkiye, bölgedeki çevresel tahribata dikkat çekmek için bir kampanya başlattı. 2022'ye kadar Akdeniz Sulak Alanlar İttifakı ve BirdLife International ortaklarından 25 sivil toplum örgütü ve araştırma kurumu, küresel olarak önemli bu ekosistemin bozulması konusunda Türk hükümetini ve uluslararası yetkilileri uyarmak için güçlerini birleştirdi. Türkiye Cumhurbaşkanı'na gölün önemini, sorunlarını ve olası çözümlerini vurgulayan bir mektup göndererek konunun uluslararası sivil toplum örgütlerine ve medyaya ulaşmasını sağladılar.
Göl kuruduktan sonra 2022 yılında bölge karar vericileri ile Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arasında bir protokol imzalanarak kuruyan göl havzasının tarımsal üretim için TİGEM'e tahsisi sağlandı. Bunun üzerine Ulusal Sulak Alan Komisyonu Sulak Alan Koruma Bölgesi sınırlarını revize etti.
Resmi koruma statüsüne sahip bir sulak alanın tarımsal kullanıma açılması hem ulusal hem de uluslararası mevzuata aykırıdır. Buna karşılık Doğa Derneği, ulusal ve yerel sivil toplum örgütleri ve göl alanı sakinleri, Ulusal Sulak Alan Komisyonu'nun sulak alan sınırlarının revize edilmesi ve gölün tarım alanına dönüştürülmesi protokolüne karşı dava açtı.
Mahkemenin Uzman Görüşü
Hakim tarafından bilirkişi incelemesi ve teftişi 25 Mart 2024 tarihinde gerçekleşti. 1 Temmuz 2024 tarihinde mahkemeye sunulan bilirkişi görüşünde, “Marmara Gölü, ilgili faaliyetler ve doğal süreçlerle sulak alan ve göl özelliklerine yeniden kavuşabilir. Protokol kapsamında göl havzasında yapılması planlanan tarımsal faaliyetler, gölün gelecekte sulak alan statüsüne geri dönme olasılığını olumsuz etkileyecektir. Bu tarımsal faaliyetler göl havzasını, yeraltı sularını, yüzey sularını ve göl havzası ve çevresindeki biyolojik çeşitliliği olumsuz etkileyecektir.”
Uzman görüşünde, bölgedeki mevcut uygulamaların Marmara Gölü sulak alan ekosistemini tahrip edeceği ve bu uygulamalar yerine bölgeye su verilmesinin sulak alan ve göl özelliklerini geri kazanmasına olanak sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak Mahkeme, davanın yürütülmesinin durdurulmasına karar vermiştir.
Bu karar, Marmara Gölü'nün restorasyonuna doğru önemli bir adım teşkil ediyor. Mahkemenin nihai kararının hem protokolü hem de sulak alan sınırı revizyonunu iptal edeceğini ve böylece göle suyu geri kazandırma ve eski haline döndürme çabalarımızı hızlandıracağını öngörüyoruz.
Doğa Sulak Alanlar Uzmanı – Burçin Yaraşlı













