Tüketici Bilinci ve Sosyal Medyada Hak Arama: Doğru Yaklaşım Ne Olmalı?

Tüketici haklarını ararken etik ve doğru yöntemleri izlemek neden önemli? Sosyal medyada şikayet kültürü nereye gidiyor? Hak aramanın en doğru yöntemleri neler?

Tüketici Bilinci ve Sosyal Medyada Hak Arama: Doğru Yaklaşım Ne Olmalı?

TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ

Dün akşam Tüketici Konfederasyonu instagram kanalında sevgili Derya Deniz DALGIN ‘la sohbet ettik. Özgür Yakalı olmakla ilgili çok şeyden konuştuk. Ancak bu yayında en önemli konu Tüketici Bilinci ve yaklaşımlarıydı.

1. Tüketici ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru belirleme sorumluluğuna sahip. Yani bir ürün/ hizmetin kullanım amacı, faydası, yaşamak istediği deneyim, ne kadar süre kullanmak istediği ve bunların karşılığında vermeye gönüllü olduğu en yüksek fiyat eşiği.

a. Kapitalizm’de ürünlerin kullanım ömürleri bilinçli olarak kısaltılıyor. Sürekli üreten fabrikaların o malları satacak tüketiciye ihtiyacı var. Anneannelerimizin dönemindeki 45 sene boyunca bozulmadan çalışan buzdolabı performansı beklemek gerçekçi değil.

b. 3 kuruşa 5 köfte olmaz. Her şeyin bir üretim / hizmet maliyeti ve mantığı var.

2. Marka ile yaşanan sorunda yapılacak ilk şey markanın sosyal medya hesaplarında ortalığı ayağa kaldırmak ve patronlarını etiketleyerek markayı yerden yere vurmak değil!

a. O markalarda çalışan binlerce insan ve o insanların emekleri var. En ufak bir konuda ortalığı ayağa kaldırmak onları nasıl hissettirir? Bazılarında tanıdığınız / sevdiğiniz insanlar çalışıyor.

b. Call Center’da konuşulan kişi, şirketin / markanın sahibi değil. Ağza alınmayacak sözler söylemek / hakaret etmek sorunu çözmeyecek.

c. Hiçbir insan mükemmel değil. Bizler kusurlu varlıklarız. Hatalarımız olabilir. O markaların ürünlerini üreten de insan. Bunu unutmamak gerekir. En ufacık bir hatada sanki dünya başına yıkılmış gibi “drama” yaratmak yetişkin yaklaşımı değil.

d. Sosyal medyada sadece markalar değil, insanlar da kendileriyle ilgili iz bırakıyor. Ulu orta yazılan yorumları insan kendine ne kadar yakıştırıyor? Pireyi deve yapan / mesneti şüpheli / terbiyesiz sözleri filtresiz paylaşmaktan çekinmeyen bir insan hakkında ne düşünürsünüz?

3. Markayla çözüme kavuşturulmayan bir durumda hala haklı gerekçeler olduğunu düşünülüyorsa, o zaman Tüketici Hakem Heyetine / hukuki süreçlere başvurulur. Yani son çözüm adımı budur, ilk değil!

a. Hukuki süreç deliller üzerine ilerler. Deliller var mı?

b. Gerçek sorun markadan dolayı mı, yoksa tüketici yüzünden mi? Yani tüketici bu süreçte dürüst ve etik mi?

——

İnsan elbette hakkını arayacak. Ama mantığa, adaba ve edebe uygun olması önemli.

Şımarık çocuk gibi ortalığı ayağa kaldırmak, en sonda yapılacak işi en başa almak, beklentileri ve seçimleri bilinçli bir şekilde yapmamak sıkıntılı.

Başka sıkıntılı olan bir konu da, sosyal medyayla beraber herkesin ve her şeyin erişilebilir olmasının yarattığı ayarsız iletişim şekli ve yaklaşımı. Şikayet / rezil ederek problem çözme yaklaşımı.

Böyle değildi dünya. Ancak küresel anlamda büyük bir iletişim ve yaklaşım yozlaşması ve bilinçsiz ve ayarsız tüketim var. Herkes birbirinden cesaret alıyor. Yapmaz denen insanlar, kendileri olmaktan çıkıyor.

Bunların hepsi insanlara / ticarete / ekonomiye / kültüre büyük bir yük ve esaret hali olarak geri dönüyor.

Deniz (İnce) Günaydın

Management Consultant (Culture & Experience - EX, CX) * Executive Coach * Career Mentor