TOMTAŞ VE LALE KARDEŞLERİMİZ!
TOMTAŞ Uçak Fabrikası'nın 1920'lerde yaşadığı çalkantılı süreci ve kapatılmasının arka planındaki teknik ve idari sorunlar detaylı olarak ele alınıyor. Gerçek tarihin eksik anlatılara kurban gitmemesi için kapsamlı bir değerlendirme.
TOMTAŞ VE LALE KARDEŞLERİMİZ!
Birkaç tane sosyal medyaya sahibim ama zaman zaman lale kardeşlerimiz de ziyarete
geliyor. İskenderiye Mektebi’nden getirdikleri engin bilgileri yazıyorlar bana. Yazdıkları da
Bektaşi’nin ‘’ Namaza yaklaşma! ’’ demesi gibi ama öncesindeki ‘’ İçkiliyken Namaza
yaklaşma! ‘’ kısmı yok! Bu lale kardeşlerimizin yeteri kadar sosyal medyası olduğu için,
onların propagandalarına kendi sayfamda izin vermiyorum. Ama bu ‘’ Namaza yaklaşma! ‘’
şeklindeki iddialarına cevap vermeyeceğim anlamına da gelmiyor. Çünkü sustukça
sıkılmadan, sık tekrarla yazılan, söylenen yalanlar gerçekmiş gibi algılanıyor. Ayrıca açıklamak
istediğim konu da bu sabit fikirli, art niyetli lale kardeşlerimiz için değil, sizler için! Konu
TOMTAŞ Uçak Fabrikası! Atatürk döneminde kapatılmış!
Şimdi ‘’ İçkiliyken… ‘’ kısmını da biz yazalım. Öncelikle 1923 yılından 1950 yılına kadar
ülkemizde kurulan fabrikalarla birlikte 400’e yakın değişik tip ve modelde uçak imal ettik!
TOMTAŞ’ın ise şöyle bir özelliği var. Türkiye Cumhuriyeti ile Alman Junkers firması arasında
15 Ağustos 1925 tarihinde faaliyete geçirildi. 1926 yılında şirketin kuruluş sözleşmesi gereği
Kayseri ve Eskişehir Tayyare Fabrikası yapıldı. Kayseri’deki fabrika uçak imalatını,
Eskişehir’deki ise uçakların bakım ve onarımlarını yapmak için kuruldu. Osmanlı bilime çok
önem verdiği için, her taraftan uçak mühendisi fışkırdığı için, çalışanların büyük bir bölümü
de Alman’dı! Genel Müdür de bir Alman’dı! Doğal olarak da Alman çalışanlar korundu. Alman
mühendis ve işçilere yüksek ücretler verilirken Türklere düşük maaş politikası uygulandı. Bu
yüksek ücretler yapılan uçak revizyon ve onarımların maliyetlerini de artırdı. Havacılıktan
anlamayan kişiler de yönetim kuruluna katıldı ve toplantılara da gitmediler! Almanlar da
istedikleri gibi karar çıkardılar. TOMTAŞ’ın hisselerinin %51’i Türk üyelerde olduğu halde,
işletmeye dair alınan kararlar Alman üyelerin istedikleri gibi oluyordu. Çünkü Türk üyeler
teknik meselelerden anlamıyordu. Bunları anlatan da Vecihi Hürkuş! Ayrıca o dönem
Yılmazlar ve Cudiler adlı şirketlerin TOMTAŞ’ı kötülemek için bakanlığın koridorlarını
aşındırdıklarını da yazar Vecihi Hürkuş. Sonuçta hem kötü yönetim hem de karalama
kampanyaları ile 1928’de TOMTAŞ krize girdi ve şirketin faaliyetine son verildi. Sonra konu
mahkemelik oldu! Junkers firmasına 520.000 lira ödendi ve tüm hisseler, mal varlığı Türk
Tayyare Cemiyeti’ne devredildi. TOMTAŞ’a ait mal varlığının Türk tarafına devredilmesi için
bir komisyon kuruldu ve 1930 Mayıs’ında TOMTAŞ, Kayseri Tayyare Fabrikası adı altında
işletmeye açıldı. Yani başka bir isimle devam etti!
Bir de yalan konuşmak, iftira atmak günahtı değil mi?
Elif TERZİ









