Şüphe, Vicdan Ve Aile Bağları Üzerine Ibretlik Hikâye

Eşinin eve geç gelmesinden şüphelenen bir kadının takibi, aldatma sanrısından vicdan ve aile sorumluluğuna uzanan çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Şüphe, Vicdan Ve Aile Bağları Üzerine Ibretlik Hikâye

Kadın eşinin her gece eve geç gelmesinden şüphelenir. Esine sorar. Eşi işlerinin çok olduğunu, son zamanlarda daha da arttığını bu yüzden eve geç geldiği cevabını verir.

Kadın eşinin verdiği cevaba inanmayarak eşinin geç geliş nedenini öğrenmeye karar verir. Eşinin takip etmek ister..

İşyerinin karşısında taksi ile bekleyen KADIN, eşini takibe başlar

Şehrin kenar mahallelerinde bir gecekonduya girdiğini görür...

Aldatıldığı hususunda şüphesi artar. Bin türlü düşünce içerisinde kocası gelmeden eve geri döner. Eve geldiğinde kocasına neden geç kaldığını sorar, kocası yine işlerinin uzadığını bu yüzden geciktiğini söyler...

Kendi gözleriyle gördüğü olaydan sonra kocasının kendini aldattığına iyice kanaat getirir ve kafasındaki planı uygulamaya koyar. Artık bu kadarını kaldıramam der... Kocasının evdeki silahını alır , hesabını sormayı düşünür..

Ertesi gün

Kocası ayni eve girdiğinde kadın kapıyı kırarcasına çalar..

Kocası kapıyı açar ve karşısında karısını görünce önce afallar, KADIN burnundan solumaktadir..

KADIN silahı çantasından çıkarır ve

Zorla içeri girer.

Gördüğü manzara karşısında dona kalır !

Evde kalan yaşlı ve bakıma muhtaç kayınvalidesidir...

Silahı indirir, yüzü yere düşer ve ne diyeceğini bilemez. İlk sözü şu olur, “Bende sanmıştım ki!”

Biraz sessizlikten sonra, hani huzurevine bırakmıştın!

-Annemi huzurevine bıraktım ama aynı gün dayanamadım oradan aldım ve arkadaşımın kullanmadığı bu gecekonduya getirdim...

Evin ihtiyaçlarını giderdim annemi her gün sabah gelir ihtiyaçlarını görür, akşam iş çıkışı tekrar uğrar ihtiyaçlarını gideririm. Sen annemi evde istemedin, abimler anneme bakmak istemedi, ama vicdanım elvermedi. Annemi huzurevine bıraktığımda bana bir bakısi vardı ki yüreğim parçalandı..

Ben huzurlu ve rahat bir yaşam sürerken annemi orada bırakamazdım. Senin asla evde istemeyişin karşısında ne yapacağımın şaşkınlığı ile en son bu çareyi buldum ve anneme kendim bakıyorum..

Velhasıl-ı kelam “Tarlada buğdayım var deme, ambara girmeyince. Hayırlı evladım var deme,

el koynuna girmeyince. Vefalı karım var deme, kötü gün görmeyince. Hayırlı kardeşim var deme, miras bölünmeyince…” diye boşuna dememiş atalarımız…Allah'ım kimseye oğlum kızım dedirtmeden emanetini alsın

Mesut Ugur

ARTI FINANCE