Günler sırtımızda ateşten gömlek
Acılar aş oldu haberin var mı?
Silindi kısmetten baharı görmek
Dört mevsim kış oldu haberin var mı?
*
Rahmet bulutları gitti gelmiyor
Yağan zam dolusu durmak bilmiyor
Namuslu kitlenin yüzü gülmüyor
Saadet düş oldu haberin var mı?
*
Sol’u sulandırdık, Sağ’ı solladık
Durdurduk zamanı, çağı solladık...
Döndük köşeleri, dağı solladık
Doğruluk tuş oldu haberin var mı?
*
Dört köpek balığı, dört yüz bin levrek
Saldık bir havuza, dedik “güçler denk”
Bu serbest rekabet, bu güzel ahenk(!)
“En adil iş” oldu haberin var mı?
*
Yıkarız bâtılın duvarın diye
Bekledik ha bugün, ha yarın diye
Büyüttük şu evlat, şu torun diye
Umutlar kuş oldu haberin var mı?
*
Çileyi, belayı yığın eyledik
Kederi dünkünden yeğin eyledik
Beş verdik, bir aldık düğün eyledik
Duygumuz taş oldu haberin var mı?
*
Yarışa katıldı kel’i, fodul’u
“Uyduran, benzeten” aldı ödülü.
Batılı monşerler dürttü nodülü
Sırtımız leş oldu haberin var mı?
*
Vurgun vuranındır, soygun soyanın
Soyundukça ünü arttı “bayan”ın
“Başörtüsü gericilik” diyenin
Cümlesi baş oldu haberin var mı?
*
Hakikat “tu kaka”, yalan rağbette
Birleştiren suçlu, bölen rağbette
Ve bülbül zindanda, yılan rağbette
Kim kime eş oldu haberin var mı?