Parkinson hastalığında risk tarım ilacıyla artıyor
Parkinson hastalığında tarım ilaçları riski %70 artırıyor. Titreme, yavaş hareket ve denge bozuklukları en belirgin belirtiler arasında yer alıyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / SAĞLIK
Dinlenirken oluşan titremeler Parkinson belirtisi olabilir
Parkinson hastalığı genellikle ileri yaşlarda görülse de çevresel ve genetik faktörlerin etkisiyle daha erken yaşlarda da ortaya çıkabiliyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, Parkinson hastalığında özellikle tarım ilaçlarına maruz kalmanın riski yüzde 70 oranında artırdığına dikkat çekerek, korunmanın ve erken teşhisin önemine vurgu yaptı.
11 Nisan Dünya Parkinson Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Kütükçü, Parkinson’un en yaygın nörolojik hastalıklardan biri olduğunu ve dünya genelinde 65 yaş üstü her 100 kişiden bir ya da ikisinde görüldüğünü belirtti. Türkiye’de de bu tablonun benzer şekilde ilerlediğini söyleyen Kütükçü, kırsal bölgelerde yaşayan, kuyu suyu kullanan ya da tarımla uğraşan bireylerde riskin daha da yükseldiğine dikkat çekti.
Hastalığın dört ana belirtisine dikkat
Dopaminin, vücutta hareket kontrolünden sorumlu kimyasal bir madde olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, Parkinson hastalığında bu maddeyi üreten hücrelerin kaybı ya da işlev bozukluğunun görüldüğünü söyledi. Parkinson’un temel belirtilerinin ise şunlar olduğunu ifade etti:
-
Hareketlerin yavaşlaması
-
İstirahat halindeyken ortaya çıkan titremeler (tremor)
-
Kaslarda sertlik
-
Denge ve postür (duruş) reflekslerinde azalma
Bunların dışında hastalığın ilerlemesiyle birlikte vücut duruşunda öne ve yana eğilme, harekete başlarken yaşanan donma, kabızlık, uyku bozuklukları, psikolojik sorunlar ve unutkanlık gibi farklı şikayetlerin de gelişebildiğini kaydetti.
Yaşam süresi etkilenmiyor, kaliteli yaşam mümkün
Parkinson hastalığının yavaş ilerleyen bir sinir sistemi hastalığı olduğuna değinen Prof. Dr. Kütükçü, “Hastalığın ilerlemesini durduracak bir tedavi henüz yok. Ancak doğru ve düzenli bir tedaviyle yaşam kalitesini yıllarca korumak mümkün” dedi. Uygulanan tedavilerde yüzde 90 oranında olumlu sonuç alındığını ve tedaviye yanıtın oldukça yüksek olduğunu vurgulayan Kütükçü, tedavi seçeneklerinin ilaçla başlatıldığını; ileri evrelerde cerrahi ve diğer destekleyici yaklaşımların devreye girebildiğini belirtti.
Parkinson’un yaşam süresini kısaltmadığını da ekleyen Kütükçü, “Hastalığın yönetiminde en kritik unsur doğru tanı ve deneyimli bir nörolog tarafından yapılan kişiye özel tedavi planlamasıdır” şeklinde konuştu.
Tarım ilacı, kuyu suyu, travma: Risk faktörleri çoğalıyor
Parkinson’un yalnızca yaşlılıkla açıklanamayacak kadar çok yönlü bir hastalık olduğunu belirten Prof. Dr. Yaşar Kütükçü, çevresel faktörlerin hastalığın ortaya çıkışında ciddi rol oynadığını ifade etti. Özellikle böcek ilaçları ve tarım ilaçlarına yoğun şekilde maruz kalan bireylerde riskin %70’e kadar arttığını belirten Kütükçü, “Bunun yanı sıra çiftçilikle uğraşmak, kuyu suyu içmek, sık kafa travması geçirmek ve hayvansal yağlarla beslenmek de Parkinson için risk faktörleri arasında” dedi.
Toplumda hastalık konusunda farkındalık oluşturulmasının erken teşhis ve müdahale açısından çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, bireylerin özellikle yukarıda belirtilen belirtileri göstermesi halinde mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmaları gerektiğini belirtiyor.













