Orman yangınlarınlarının asıl sebebi olan hainliğimizi nasıl düzeltebiliriz?
Orman yangınlarının arkasında yatan bireysel ve toplumsal vicdan yoksunluğu, rant uğruna doğaya yapılan ihanetler ve doğa sevgisinin yerini alan fırsatçılık kültürü derinlemesine inceleniyor.
Orman yangınlarınlarının asıl sebebi olan hainliğimizi nasıl düzeltebiliriz?
Günlerdir bunu düşünüyorum.
Örneğin vicdan yoksunluğunu nasıl iyileştirilebiliriz?
Avrupa’daki ormanların korunması ve yapılaşmaya açılmamasına hayranlık duyarken kendi ormanımıza nasıl oluyor da arsa gözüyle bakabiliyoruz? Bir orman yandığında nasıl oluyor da aklımıza ilk gelen “Bakalım hangi inşaat şirketi burayı alacak ve hızlıca evler dikecek” diyebiliyoruz… Ve nasıl oluyor da gerçekten o yanan yere çok güzel villalar dikiliyor ve hangi vicdan oradan ev satın alabiliyor? Ünlü isimler kısa bir zaman önce hayvanların yuvası olan o yer için nasıl sıraya girebiliyor? “Bize de bir köşe villa ayırın” nasıl diyebiliyor? Fırsatçılık diyoruz ancak bu maalesef pozitif bir kelime. Fırsatçılığın içindeki gizli iki kelime hainlik ve vicdan yoksunluğunu daha çok görmemiz gerektiğine inanıyorum.
Bir diğer hainliğimiz ise arabanın camını açıp yanan izmariti ormana doğru fırlatmamız. Hangi vicdan bunu yapabilir, o insan nasıl eğitilebilir? Türkiye’de hala nasıl bu kötü davranış modeli yok olup gidemedi? Neden hala kötü davranışlar sabit kalırken yalnızca kendi halinde yaşamaya çalışan doğa ve doğada yaşayan hayvanlar yok olup gidiyor?
Neden hala ormanda mangal yakılabiliyor? Neden ormanlar tüm tutuşturucuları içinde barındırabiliyor? Bakınız ormanlar atık yuvası ve birçoğunun hammaddesi petrol. Bunun yanında bir de cam dolu ormanlar ve cam, kızgın güneşin altında mercek görevi görüyor. Neden göz göre göre akciğerlerimizi söndürüyoruz.
Ormanlar yanarken akciğerlerimiz sönüyor, bunu neden anlayamıyoruz? İnsanımız neden kendine, evlatlarına kötülük ediyor ve biz Türkiye olarak neden doğru adımları daha en başından atamıyoruz? Neden hep felaketlerle sınanıyoruz? Biz, bize iyi gelen şeyleri neden sürekli reddediyoruz?
Ve neden şu tablo gibi manzara vatanımızın topraklarında olduğu için binlerce kez şükredip varlığını koruyamıyoruz?
Esra Kara
President of thoseTemizatik.org Faplas Geri Dönüşüm AŞ











