TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / EDREMİT
“Oğluma mı üzüleyim,
yalan yanlış haberlere mi bilemedim”
Edremit’te yaşanan korkunç olayın ardından acılı anne konuştu.
Jeoloji Mühendisi oğlu Göktuğ Çalık’ı elim bir olayda kaybeden anne Handan Çalık, yaşadığı büyük acının yanı sıra sosyal medyada ve bazı mecralarda yer alan yanlış haberlere isyan etti.
İşte o satırlar
Oğluma mı üzüleyim yalan yanlış haberlere mi üzüleyim bilemedim. Bu nasıl gazetecilik anlayamadım. Oğlum kendi evimizin kapısının önünde arkadaşının arabasının içinde katledildi. Direksiyonda olduğunu, ışıklarda yol vermediği için vurulduğunu yazıyorlar. Oğlum hiç araç kullanmadı kısa ömründe! Zaten hiç dışarı çıkmayan evden çalışan bir çocuktu. Sadece bir saatliğine çay içmeye gittiler arkadaşı ile. Keşke geç gelselerdi. Ama o sözünün eri idi.
Avukat diye yazmışlar, oğlum jeoloji mühendisi idi. Arkadaşı ise makine mühendisi idi. Kolluk kuvvetlerini öne çıkarmışlar. Diğer ölen ve yaralananlar insan değil mi! Biz de bu ülkeye senelerce hizmet ettik. Terör yatağında çocuklarımı zor da olsa okuttuk biz. Siz bilir misiniz ki, tam okula öğretmene arkadaşa komşuya alışmışken, iki üç yıla bir tayin görüp ordan oraya sürüklenmek ne demek! Siz bilir misiniz ki, çocuk yüreği ile sürekli çevrenizin sil baştan elinize verilmesini!?
Bu şeref yoksunu bizim evimizin önüne gelene kadar birçok kişiyi vura vura gelmiş. Kolluk kuvvetleri nerede idi! Ambulans bize 2 dakika uzaklıkta, tam yarım saat sonra geldi. Bu sistem!?, eline silah verilen caniler, katil açık ceza evine naklediliyor, elini kolunu sallaya sallaya kaçıyor ve kaçalı yıllar olmuş! Ve sonuç hep aynı. Edremit uyuşturucu yatağı, hiç kimse birşey yapmıyor. Ama utanmadan, gövde gösterisi yapıp, cenazeye gelebiliyorlar, hatta suç kapatmak için, oğlumu şehit ilân ediyorlar. Önce bu çarkı hakkı ile çevirmeleri ve tüm bu zincire engel olmaları gerekmez mi
İçkisi sigarası olmayan, hiç evden dışarı çıkmayan, bir karıncayı incitmemiş, çok düşünceli, aynı zamanda çok çok zeki, bir çocuk, ellerimde kan kaybından, iç kanamadan öldü ve ben hiçbir şey yapamadım, kurtaramadım oğlumu. Bu azap nasıl geçer, söylermisiniz bana var mı bunun kolayı Sadece bir saatliğine arkadaşı ile çay içmeye gitmişti, evimizin kapısının önünde katledildi. Ben bu acıya nasıl katlanırım nasıl Keşke geç kalsa idi, bir saat sonra gelmek yerine gece 12 de birde gelen bir çocuk olsa idi. Gitmeden önce, evimizi süpürdü, çayımızı yaptı, önümüze çayımızı getirdi, annem kendinize dikkat edin diyerek gitti, Bu kadar merhametli bir çocuk idi. Oğlum asıl sen dikkat et, dışarıya gidiyorsun dedim. Çünkü artık bizler için, dışarısı güvenli değildi. O evimizin bekçisi idi. Evde elinin değmediği hiçbir yer yok. Şimdi evim dar geliyor. Çok okur, çok araştırır, üstün zekâsı ile herşeyi kotaran, en kısa sürede çözen, bir çocuk idi. O kız kareşinin bebeklikten beri, abicisi idi. Hiç kimseyi incitmedi. Cenazesine tüm Türkiye'den geldiler. Rabbim ondan razı olsun, iyiki benim oğlum olmuş, acımı tarif etmem imkânsız, kelimelere sığmıyor
Anne Çalık, paylaşımında yalnızca kendi acısını değil, haber doğruluğu ve etik yayıncılık konusundaki eksiklikleri de gündeme taşıdı.
“Bu süreçte hiçbir anne evladının ardından ikinci kez yıkılmasın. Gerçeği bilmeden yazanlar, paylaşıp yayanlar bir kez daha düşünsün.” diyerek bilgi kirliliğine dikkat çekti.
Haber 266 Sayfasından ALINTI