Moleküler Tarım ve Hayvancılık

Gelecek moleküler tarımda olacak. Moleküler hayvancılıkta olacağı gibİ

Moleküler Tarım ve Hayvancılık
Ufkun ötesinde ne var? Hep bu soru aklımda.. Sürekli bunu soruyorum. Türkiye'de yaklaşık 55 milyon büyük baş hayvan, 300 milyonun üzerinde de tavuk gibi et kaynağı var. Bu devasa sistem, Türkiye tarımının toplam %45-55'ini hayvancılık aktivitesinde kullanılmasına neden oluyor. Karşı değilim, ama iyileştirilmesi ve değiştirilmesi gereken binlerce nokta olduğunu düşünüyorum.

Gelişmiş ülkelerde ise çok farklı bir gündem söz konusu. Gelecekte değiştirileceğini düşündüğüm bir terim olarak "yapay et" üretimleri, yasallaşması vs. gibi konular aksiyon planlarının en başında geliyor. "Yapay et" değil de mesela buna "Moleküler Et" diyebiliriz. Çünkü yapay değil, üretilen bildiğimiz kas hücreleri. Yediğimizin aynısı yani :) Sadece ortada hayvan yok, hep ama hep söylediğim gibi "biyoteknolojinin bizlere sağladığı güçle" ilerleyecek. Özellikle beslenme ve sağlık konuları tamamen bu teknolojiye emanet.

Size gelecekten fısıldamam gerekirse, Dünya et konusunda hızlıca yol alırken, bir yandan da "Moleküler Tarım" konuşuluyor. Yani dikey tarım seralar, hidroponik, aeroponik gibi uygulamaların ötesinde "moleküler tarım" konusu da çok gündemde ve bunların uygulamalarına bile geçiyorlar. Moleküler tarımda, tarım ürünleri değil belki ama beslenmenin özellikle mikrofiliz temelli bir yaklaşımla gelecekte yoğrulması ve bu mikrofilizlerin ya da mikrofiliz içeriğinin biyoreaktörlerde üretilmesi söz konusu.

Yani ufkun çok ötesi..

Gidilemez mi? Gelişmiş ülkelerin ışık hızıyla hareket ettiğini düşünürsek, evet çok hızlı gidilir. Kaldı ki gidiyorlar bile.

Geçmişte hatırlarsınız bir 3D yazıcı furyası yaşanmıştı ülkemizde. Ne de güzel olmuştu. Ülkemizin doğusundan batısına bir çok okulda 3D yazıcı dağıtma faaliyetleri yürütülmüştü. Gurur duymuştum. Şimdi de sıra "biyoreaktör" konusunda bu tarz bir faaliyetin yürütülmesi gerekiyor. Çünkü biyoreaktörleri özellikle üniversitedeki gençlerimizin görmesi, mantığını kavraması gerekiyor.

Gelecek moleküler tarımda olacak. Moleküler hayvancılıkta olacağı gibi. Aman canım, bu teknolojilere 15 yıl var daha demeyin. Çünkü gelecekte karşılaşacağımız Dünya, bu teknolojilere sahip ülkelerin ayakta kaldığı bir gelecek olabilir. Yani onlar üretecek, biz onlardan alırız, ne olacak dediğiniz bir Dünya ile karşılaşamayabiliriz. "Scientific fight to survive" modunu ülkece açmalıyız. Bu konularda gençler yetiştirmeliyiz.

Biyoreaktörlerde kullanılacak Sensör teknolojilerini, bu sensör teknolojilerinin biyoreaktörlerden alacağı verilerleri ve bu verilerin yapay zeka mantığı ile işleneceği bir "moleküler düzeyde endüstriyel üretimi" gerçekleştirebilecek fabrika tasarımlarını düşünmek durumundayız. Bu konulara eğilmek, bu konularda güçlü güçlü ilerlemek durumundayız. Bunu yaparsak, geleceği yakalayacağız.

Eğer zaman bulabilirsem, bugün tam da bu minvalde çok daha enteresan bir konu hakkında sizlere bir bilgi daha geçeceğim. İşleyeceğim bu konuya, duyduğumda verdiğim tepki "yok artık" olmuştu :) Çok heyecanlıyım.

Can KAYACILAR

Biyolog, Davranış Bilimci (Neuroscientist, MSc
Bu resim için alternatif metin açıklaması yok