MİHRİBAN

Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban

MİHRİBAN
O bana mektup yazardı, ben ona yazamazdım . Elin kızının evine mektup mu gönderilir ayıptır . Yaşadığı şehirde bir gazete çıkardı, ben o gazeteye şiirler yazardım .Herkes şiir diye okurdu ama Mihriban bilirdi ki , kendine mektuptu onlar .
Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamıştın, çözülmüyor Mihriban
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban
Yar, deyince kalem elden düşüyor .
Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor .
Lambada titreyen alev üşüyor .
Aşk kağıda yazılmıyor Mihriban ......
Önce naz sonra söz ve sonra hile
Sevilen seveni düşürür dile
Seneler asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban ......
Tabiplerde ilaç yoktur yarama
Aşk değince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut çizilmiyor Mihriban ......
Boşa bağlanmış bülbül gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne
Şaştım kara bahtım tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban
Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı
Çözemedim çözülmüyor Mihriban ......
Abdürrahim Karakoç
Birgün Mihriban'ı tekrar göreceğinize inanıyor musunuz ?
Abdürrahim Karakoç : "Bilmiyorum görmek de istemiyorum. Değişmiştir şimdi , ben onun nazarında değiştim . O benim nazarımda değişti niye görelim ? Öyle kalsın ya . İnsanların gönülde kalması , gözde kalmasından daha iyidir .
Ölüm yıl dönümünde rahmetle saygıyla .....

Ali Rıza Çakır Sayfasından ALINTI