LGS’ye son 100 gün: Hızlanmak değil ritmi korumak önemli
LGS’ye son 100 gün kala uzmanlar tempo artırma refleksine karşı uyarıyor: Başarıyı belirleyen şey aşırı hız değil, sürdürülebilir çalışma ritmi.
LGS’ye kalan son 100 gün yaklaştığında birçok öğrenci ve veli aynı refleksi gösterir.
Temponun daha da artırılması gerektiği düşünülür. Daha fazla soru, daha fazla deneme, daha yoğun programlar.
Oysa bu refleks çoğu zaman sürecin doğasına aykırı.
Çünkü LGS bir sprint değil, bir maratondur ve maratonun son bölümünde yapılan en büyük hata, birden hızlanmaya çalışmaktır.
Yılın başından beri çalışan bir öğrencinin zihni zaten ciddi bir yük taşıyor.
Son 100 gün, bu yükü katlamak için değil, ritmi doğru yönetmek için vardır. Aşırı hızlanma çoğu zaman verimi artırmaz, aksine zihinsel yorgunluğu büyütür.
Öğrenci bir süre sonra çalıştığını hisseder ama ilerlediğini hissedemez. İşte bu nokta motivasyonun kırıldığı yerdir.
Bir başka görünmeyen etki de mevsimsel değişim, baharın gelmesiyle birlikte ergenlik çağındaki öğrencilerin hormon dengelerinde doğal değişimler yaşanır.
Enerji dalgalanmaları, dikkat süresinde düşüşler, çalışmaya karşı isteksizlik ya da sonra yaparım eğilimi bu süreçte daha sık görülür. Bu durum çoğu zaman öğrencinin iradesizliğinden değil, biyolojik bir döngünün etkisinden kaynaklanır.
Tam da bu nedenle son 100 günün stratejisi hızlanmak değil, istikrarı korumaktır.
Her gün aynı tempoda ilerleyebilen bir öğrenci, arada bir çok hızlanıp sonra tamamen yorulan bir öğrenciden çok daha avantajlıdır.
Çünkü sınav sürecinde başarıyı belirleyen şey yalnızca bilgi değil, enerjiyi sürdürebilme becerisidir.
Veliler için de bu dönem önemli bir farkındalık gerektiriyor.
Öğrencinin çalışma isteğinde zaman zaman dalgalanmalar olması olağandır. Bu dalgalanmaları baskıyla değil, düzenle yönetmek gerekir. Küçük ama düzenli çalışma blokları, dengeli dinlenme araları ve sürdürülebilir bir program, son dönemin en sağlıklı yaklaşımıdır.
Unutulmaması gereken bir gerçek var ki,
son 100 gün mucize yaratma zamanı değildir.
Bu dönem, yıl boyunca edinilen bilginin yerleştiği, öğrencinin kendi ritmini bulduğu ve zihinsel dayanıklılığını koruduğu bir süreçtir. Sakin kalabilen, düzenini koruyabilen ve küçük adımlarla ilerlemeye devam eden öğrenciler bu maratonun sonunda hedeflerine ulaşır.
Çünkü sınavlar çoğu zaman en hızlı koşanları değil, tempoyu en doğru ayarlayanları ödüllendirir.
Nurtaç GÖKGÖZ
Karadeniz Teknik Üniversitesi









