KURBANDA ZAMANIN YÜZÜ

Kurban Bayramı’nın ilk günü olan 6 Haziran 2025, hem takvimsel hem de manevi açıdan dikkat çekici bir gün. Kurban ibadetinin tarihsel ve ruhsal anlamı, günümüzün tüketim ve gösteriş alışkanlıklarıyla sorgulanıyor. Bayramın manevi yönüne odaklanan bu özel yazı, zamanın ruhuna dokunuyor.

KURBANDA ZAMANIN YÜZÜ

Bugün 6 Haziran 2025.

Hicri takvime göre 1446 yılının Zilhicce ayının 10. günü.

Yani Kurban Bayramı'nın ilk günü.

Dünya takvimine göre sıradan bir Haziran günü gibi görünse de, aslında zamanın kalbinde özel atan bir gündür 6 Haziran.

6.6. olması nedeniyle...

Hem bugün, hem dün, hem de yarın için bir şey söyler.

Kurban Bayramı, yalnızca hayvan kurban etmekle ilgili bir gün değildir.

Tarihi, Hz. İbrahim'in Allah'a olan mutlak teslimiyetine dayanır.

Yüce Yaradan'ın bir emriyle evladını kurban etmeye kalkışan bir baba ve bunun neticesinde insanlığa büyük bir rahmet olarak kurban ibadeti...

Ancak bugün, Kurban neredeyse sadece bıçakla hayvan boğazlanan, et kesilen, kan akıtılan bir ritüele indirgenmiş durumda.

Etin, poşetin, torbanın; bayram mesajlarının, otomatik SMS'lerin, hatırı sayılacak hediyelerin arasında, kurbanın ruhu, kalbi ve anlamı kayboluyor.

Bugün ayrıca Dünya Diyetisyenler Günü.

Tesadüf mü?

Belki.

Ama ironik.

Zira bir yanda şişkin karınlar, diyet listeleri, glisemik indeks hesapları, "o eti yeme, bu yağı alma" tavsiyeleri...

Diğer yanda Somali'de, Gazze'de, Yemen'de bir lokmaya hasret bebekler.

Modern dünya bir taraftan obeziteyle savaşıyor, diğer yandan milyarlar dünyaya gelirken açlığa mahkûm ediliyor.

Ne acı!

İnsanoğlu bir yandan yediğine doyamıyor, diğer yandan diyetisyen tutup yememeye çalışıyor.

Zaman bir sarmal.

Tarih kendini tekrar eder.

Ama bu tekrarda biz ne öğrendik?

Bugün mezarlıkların üzerinden bir bayram sabahı geçti.

Bir dünya dolusu garip guraba, fakir fukara, mazlum, mahsun ve masum, halden anlamayan bir avuç zalime, sağıra, köre ve sözde elite karşı durarak, göklerin ve yerlerin, alemlerin sahibine dua etti.

Kurbanlar kesildi; evet, bazı mideler de doydu belki de.

Ama ya kalpler?

Ya gözler?

Ya ruhlar?

Bu kalplerin şimdi gelecekte az daha güzelleşmesi için acaba hangi kurbanları vermeliyiz?

Bencilliği, hırsı, kibri, güç saplantısını, adaletsizliği...

Neleri kurban etmeli, nelerden vaz geçmeliyiz?

Şimdi sıra bizde.

Zamanın bu diliminde, kendimizi kurban etmeden ibadet olmaz.

Kurban, sadece koyunla, koçla, keçiyle, dana, deve ile olmaz.

Asıl kurban, kalbin safiyetidir.

6 Haziran'lar gelir, geçer...

Ama biz bugün, bu bayramda, birilerinin unutulmuş zamanında "hatırlandığını hissetmesi" için bir şey yapabiliyor muyuz?

Bir tebessüm, bir mesaj, bir tabak yemek...

Bir teşekkür, bir tefekkür...

Zamanın çözüldüğü, vicdanın yeniden işlediği, şefkatin ses verdiği bir 6 Haziran olsun bu.

Bu bayram, sadece et kesmesek mi?

Biraz egomuzu da kıssak mı hani?

Biraz israfımızdan mahrum kalsak mesela!

Biraz gösterişten vazgeçsek farzı mahal.

Biraz kalp diksek, biraz gönül yaması yapsak.

Zamanı giydirsek yeniden.

Kurban edilen sadece hayvanlar olmasa keşke.

Bir de insanlık kuşbaşı edilmese, kıyma yapılmasa bayram sofralarında!!!

Dr. Ejder ORMANCI

Strateji&Değişim Lideri | İşletme Doktoru