Kurban Bayramı’nın Renkli Klasikleri: Pazarlık, Kıyma, Kavurma ve Biraz da Sohbet
Kurban Bayramı’nın her yıl tekrarlanan kültürel ve sosyal ritüelleri, etrafında oluşan telaş, paylaşım duygusu ve modern zamanlara özgü ironilerle birlikte ele alınıyor. Kasap sıralarından kahve köşelerine kadar uzanan bu renkli atmosferin içinden bayramın özüne dair sıcak mesajlar yükseliyor.
Kurban Bayramı Klasikleri
Yine geldi o meşhur bayram…
Hayvan pazarları mahşer yeri gibi.
Herkesin yüzünde aynı ifade: “Bu işi bitirip eve gitsem de bir çay içsem” der gibi.
Pazarlıklar desen, ağız dalaşıyla karışık “Hadi hayırlı olsun!” tokalaşmaları…
Bir yanda “Abi bunun dişi mi erkek mi?” muhabbeti, diğer yanda “Kesimi nereye yaptıracağız?” telaşı.
Kasap önleri desen…
Sıra numarası olsa kuyruğun sonu başka mahallede biter.
Herkesin elinde poşetler, “Şunu da kıyma yap, bundan sucuk olur mu?” pazarlığı…
Ve elbette kahve köşeleri.
Normalde okey dönen masalarda bugün makine çalışıyor.
Çat çat çat… kıyma makineleri, bir elinde bıçak, bir elinde telefon… “Hacı kilosunu kaça çekiyorsun?”
Et karıştı, telaş karıştı, kavurma kokusu her yeri sardı.
Ama işin güzel yanı da burada işte.
Bayram biraz da böyle karmaşa, biraz yorgunluk, bolca kavurma ve en çok da paylaşmak değil mi?
Dip not:
Her sene söylüyorum kimse kimsede artık tatlı yemek istemiyor, ucuz maliyet ile alınan baklavalar insan sağlığını tehlikeye atıyor.
Paranız baklava almak için sizi zorlayabilir. Hiç sorun yok helva yapın, elinizdeki telefonu bırakıp iki sohbet edin inanın en lezzetlisi bu olur..
Mutlu bayramlar
Recep KOCA
DepoDer Yönetim Kurulu Kurucu Üye - Tüsayder Yönetim Kurulu Üyesi











