"Küçük Beyinli Büyük Patronlar" adlı kitabımdan...

1980’lerin başında bir kasabın siyah tabak fikriyle başlattığı pazarlama hamlesi, sektörde ezberleri bozdu. “Küçük Beyinli Büyük Patronlar” kitabındaki bu anekdot, fark yaratmanın gücünü gözler önüne seriyor.

"Küçük Beyinli Büyük Patronlar" adlı kitabımdan...
"Küçük Beyinli Büyük Patronlar" adlı kitabımdan...

80'li yılların başlarında ülkemizde üretim yapan bir tavukçuluk şirketinin sektöre armağanı olan beyaz köpük tabaklar ile tanıştık.
İlk defa gördüğüm ve çok da beğendiğim bu ambalaj şekli beni çok etkilemişti. Hemen araştırmalara başladım, öncelikle bu tabakları üreten ve satan firmayı buldum. Bir miktar tabak aldım, dükkan da etleri bu şekilde servis etsek nasıl olurun cevabını aramaya başladım!
Kuzu ve dana etlerini bu tabaklara koyarak reyon da teşhir ediyorum. Ayrıca çok şık etiketler de yaptırdım. Müşteriler bu servis şeklimize ciddi bir ilgi göstermeye başladılar! Sonuç olarak hem satışlar arttı hem de yeni müşteriler kazanmaya başladık. Mutluyum!
Bir süre sonra bölgedeki diğer kasap dükkanları da bu sisteme geçmeye başladılar. Öncü olduğum için gururluyum ama farkımız kalmadığı için de içten içe biz farklı olmalıyız diye hırslanıyorum.
Evet, farklı olma hırsım taaa o zamanlardan geliyor!
Kafamdaki tek ve devamlı soru, bu sistemi nasıl farklılaştırabilirim?
Bir gece bu sorunun cevabı aniden geldi.
Beyaz yerine siyah tabak kullanacağım!
Sabahı zor ettim. Köpük tabakları satan firmaya gittiğimde henüz açılmamıştı!
Biraz bekledikten sonra dükkanı açtılar, selam ve hayırlı işler dileklerimle içeriye girdim.
Ben bu tabakların siyah renkli olanlarından almak istiyorum.
Kısa bir sessizlik sonrası "Bu tabaklar tek renktir"
Bu konuyu kiminle görüşe bilirim? Tam o sırada içeriye bir bey girdi. Anladım ki, kendisi firma sahibi.
Kendimi tanıttım ve isteğimi söyledim. Biraz ukala bir tavırla "Gel bakalım" diye beni üst kata çıkardı.
"Bu tabakları sadece biz üretiyoruz ve beyazdan başka da bir renk yok" dedi.
Madem üretici siniz siyah olarak da üretebilir siniz, dedim.
"Sen ne yapacaksın siyah tabağı" diye alaycı bir tavırla sordu. Ben de konuyu anlattım. "Boş ver delikanlı, sen al beyaz tabakları işine bak" diye üstten üstten konuşmaya devam etti.
Daha fazla dayanamadım! Parayla değil mi abi, bana akıl vereceğine sen bu üretimi yapar mısın, yapmaz mısın onu söyle dedim.
Aklı sıra beni aşağılayacak "..... adet sipariş verir, ödemeyi de peşin yaparsan olur" dedi.
Tamam dedim!
Fiyat pazarlığı, üretim ve teslim süreci, depolama ve nakliye şekli hepsini konuştuk. Son olarak bir talebim daha var! Sözleşme yapacağız, beş yıl süre ile bu üretimi sadece bana yapacaksınız, cezai bir şart koyacağız bu ürünü benden başkasına yaparsanız ........ TL tazminat ödeyeceksiniz!
"Tamam kardeşim tamam, hangi geri zekalı gelip de siyah tabak isteyecek" dedi.
Tabaklar geldi ve ben hayalimi gerçekleştirdim.
Bir süre sonra bir telefon "Cemal, belli ki bu tabakları tüketmen zaman alacak istersen satman konusunda destek olurum"
Teşekkür ederim abi, gerek yok dedim. Bir süre sonra, iki kişi siyah tabaklara talibiz diye geldi.
Sonrasında olanları kitabım da yazdım, keyifli okumalar.
Selam ve sevgilerimle...
Kitabımın tüm geliri mensubu olmaktan onur ve gurur duyduğum Darüşşafaka Eğitim Kurumları na bağışlanacaktır!

Cemal Tanyel

 Cemal Tanyel Gıda Yatırımları A.Ş.

#girişimcilik #farkyaratmak #siyahTabak #ambalaj #pazarlama #darüşşafaka #kitap #başarıöyküsü

www.turkiyegunlugu.net