Kelimelerin kökeni: CV’den amatöre dilimizin yanlış kullanımları

CV, efkâr, amatör ve hobi gibi sık kullanılan kelimelerin gerçek kökenleri tartışılırken, sözcüklerin zaman içinde nasıl anlam kaymalarına uğradığı ele alınıyor.

Kelimelerin kökeni: CV’den amatöre dilimizin yanlış kullanımları

Öz geçmişin yerine alternatif olarak kullandığımız “CV” kısaltması Latinceden gelir. Açılımı “Curriculum Vitae”dir. Bu da “yaşam yolu, yaşam akışı” demektir.

CV’ye bir de böyle bakınca çok daha derin bir anlamı yok mu sizce de?

 *

Üç yıl önce de benzer bir paylaşım yapmıştım; ben bugün size, asıl anlamını tam bilmeden veya bazen de yanlış anlamlarda kullandığımız sözcüklerden bahsedeceğim.

Bunlardan biri “efkâr. Bu sözcük Arapça “fkr” kökünden gelir ve “fikirler, düşünceler” sözcüğünden alıntıdır. Yani “efkârlıyım” dediğimizde “dertliyim, kederliyim” değil de, aslında “düşünceliyim” deriz.

Fransızca “égaler” fiilinden uyarladığımız “egale etmeyi” de, genellikle “écarter” fiiliyle karıştırarak kullanıyoruz. Oysa, egale etmek eşitlemek demek, ekarte etmek ise saf dışı bırakmaktır. 

*

“Hobi” sözcüğü İngilizcedeki “hobbyhorse”dan gelir. “Oyuncak at” anlamındaki “hobbyhorse” 1600’lü yıllardan itibaren kısaltılarak, “hobby” şeklinde de kullanılmaya başlanmış ve kişinin dinlenmek, oyalanmak için yaptığı işi ifade eder hâle gelmiştir.

On sekizinci yüzyılın İngiliz yazarı Laurence Stern çok güzel anlatır bunu: “En bilge erişkinlerin bile birer Oyuncak At’ı vardır. Bozuk paraları, midye kabukları, davul ve trompetleri, kemanları, paletleri, merakları ve heyecanları vardır.” der.

Düşünüyorum da, işte o Oyuncak At’ımızı yani bizi biz yapan o tutkumuzu keşfettiğimizde, hayatın yollarında zevkle yol almamız mümkün hâle gelmez mi? 

Yine konuyla bağlantılı olarak, amatör kelimesi “amare” yani “sevmek” fiilinden gelir. Eski Fransızcadaki anlamıyla da kişinin zevk aldığı işle uğraşmasını, o işe duyduğu sevgiyi ifade eder; yapılan işten bir karşılık beklenmez.

Böyle güzel bir sözcüğün Türkçede ve birçok dilde acemiliği, beceriksizliği ifade eden pejoratif anlamına kaymış olması ne ilginç, değil mi?

Oysa, amatörce uğraştığımız işleri düşününce fark ederiz ki, işin içinde para olmadığında insan yaptığı işle daha gönülden bir bağ kurar; o işe daha fazla ruhunu katar.

"İki yüzü vardır zamanın; uzunluğunu güneşin döngüsü belirler; derinliğini ise tutkular." diyen Amin Maalouf da haklı bir noktaya işaret eder yani. *

Hazır, yeni bir yıl da yaklaşıyorken...

Ben de hepimize, en azından bundan sonrası için, tutkularımızın derinliğine liderlik ettiği bir "Curriculum Vitae" dileyeyim.

*

Bir not: 9 Aralık - 20 Aralık tarihleri arasında Ankara'da olacağım. Şimdiden Ankara'da olanlara haber vermiş olayım, belki olası iş birliklerimiz için bir araya gelebiliriz. 

 Görsel: Pierpaolo Rovero

Damla Ömür Tantekin

 Advisor | Writer | Speaker | Cross-Cultural Communication