Kaliteli yalnızlık: Kadınlar neden tek başına olmayı seçiyor

Toplumsal beklentilere rağmen birçok kadın, yalnızlığı bir eksiklik değil; huzur, bütünlük ve öz saygı alanı olarak tanımlıyor.

Kaliteli yalnızlık: Kadınlar neden tek başına olmayı seçiyor

Bankta tek başına oturan bir kadın. Yani ben.
Bir de hayatta tek başına olan kadın var. O da ben.
Ve benim gibi tek başınalığı tercih eden tüm kadınlar var. Onlar da siz.
Ve
Kaliteli yalnızlık, kendi özüne dönmenin, kendi sesini dinlemenin sessiz meydan okumasıdır. Bu yalnızlık, başkalarının varlığıyla değil; kendi varlığının zenginliğiyle ölçülür.

Bazen insanın hayatındaki en büyük değişim, kalabalıklardan çekilip kendi iç sesini duymaya başladığı anda olur. Dışarıdan bakıldığında buna “yalnızlık” denir. Oysa içeriden bakınca bunun adı çoğu zaman sadeleşmektir.

Ve hep şu sorular geliyor;

“Neden hayatında biri yok?”
“Neden yalnızsın?”
“Neden evlenmiyorsun?”

Bana veya birçok kadına.

Bu soruların kendisi bile, insanların yalnızlığı hâlâ bir eksiklik sandığını gösteriyor. Oysa herkesin bir ilişki içinde olması gerektiği fikri, ruhun değil, toplumun beklentisidir.
Kalbin takvimiyle, hayatın takvimi aynı işlemiyor.

Ve şunu da unutmayalım ki ortalıkta el ele, diz dize, sevgi pıtırcığı olan paylaşımlar yok diye kimse yalnız
sayılmamalı. Ağzını şapırdatmadan yaşanan ilişkiler de var.
Ben de onlardan biriyim.

Ayrıca
insanın gönlünde bir sevgi varsa, bir iz, bir duygu, bir ihtimal yaşıyorsa; sırf hayat boş görünmesin diye başka birine yönelmek kalplere haksızlık olur.

Benim için ilişki, yalnızlıktan kaçış yolu değil. Paylaşmaya değer bir bütünlük hâli.

İnsanın hayatında birinin olmaması bir boşluk değildir. Aksine, yanlış biri olmadığı için huzurlu bir alandır. Çünkü insanı en çok yoran şey yalnız kalmak değil; yanlış birinin yanında kendini yalnız hissetmesidir.

Ruhunu daraltan, değerini görmeyen, sevgini hafife alan ilişkilerde kalmak yerine; kendi iç bütünlüğünü korumayı seçmek..İşte bu, insanın kendine duyduğu saygıdır. Herkes birine tutunmaya çalışırken, sen kendi ayakların üzerinde durmayı seçiyorsan, bu bir kayıp değil, karakterdir.

Yanlış insanlarla dolu bir kalabalıkta yer almaktansa, kendi huzurunla baş başa kalabilmek büyük bir lükstür aslında. Çünkü yalnızlık bazen insanı eksiltmez, fazlalıklardan arındırır. Gürültüyü azaltır, kalbin sesini netleştirir.

Afet Ergü

Türkolog/Türkçe&TDE Öğretmeni/Sosyal Medya Uzmanı/Aktivist/Yazar/Tiyatro