Kalebodur’dan Geleceğe Cesur Bir Adım: Yenilik Budur
Kalebodur, “Yenilik Budur” söylemiyle yeni ürünlerini tanıttı. Marka, köklerine sadık kalarak geleceğe yön veren vizyonunu ve genç profesyonellerle birlikte dönüşüm yolculuğunu gözler önüne serdi.
Yeniliği Keşfetmek!
Geçen Perşembe akşamı Kalebodur’un lansmanına katıldım. “Kalebodur Seramik Budur” deyişiyle büyüyen bir kuşaktan gelince merak ettim; klasikleşen ve jenerik isim haline gelmiş Kalebodur markasının lasmanında neler olacak diye? Yeni geliştiren ürünlerin albenisi çok yüksekti ve etkileyiciydi. Fikri mesai dışında somut üretime de düşkün olduğumdan o ortamda bulunmak şahaneydi. “Kalebodur Seramik Budur” yerini “Kalebodur Yenilik Budur”‘a bırakmış.
Çoğu kez markaların da kişiliği olduğuna inanırım. Yıllar geçse de tıpkı biz insan evlatları gibi değişime uyum sağlayan markalar ayakta kalır. Hızlının daha da hızlısının olduğu bir çağdayız. Değişen koşulların ardından bakakalmadan adaptasyon yeteneğimizi görev başına çağırmak fark yaratıyor. “Kalebodur Yenilik Budur” söyleminde tam da bunu hissettim. Emeği geçen tüm gönüllerin yüreğine sağlık.
Bir de lansmandaki görevli ekip üyeleri arasında yer alan gurur duyduğum mentim Idil Guzeldereli ‘ye değinmek isterim. Sevgili İdil ile geçen yıl yol arkadaşlığı yaptık. Farkındalığı yüksek, algıları ve empati yeteneği yaşının üzerinde olan bir yürek. Yolculuğumuz her ikimizin de paylaşımları ile zenginleşti. İlk görüşmemizden itibaren de sevgili İdil’in ciddi yol aldığını gözlemliyorum. Tıpkı beni de geliştirdiği gibi. Karşılıklı büyüten bir yolculuktu bizimkisi.
Genç yüreklerle yol arkadaşlıklarım müthiş öğretici oluyor; gençlerin emeklerini büyük bir içtenlikle ortaya koyuşlarını, gördükleri aksamaları bizlere göre çok daha etkili aktarımlarını, gecikmeksizin düzeltme adına hareket geçmelerini, bizim kuşak gibi ağzımızın tadı kaçmasın Ali Rıza Bey yaklaşımı yerine, bütüne odaklanmalarını seviyorum.
Bazı markalar da genç mentim gibi daima gelişime açık, köklerinden geleni unutmadan yüzü geleceğe dönük, geçmiş onları ileriye fırlatan yay misali itici güçleri oluyor. Dünya kıdemi az, öngörüsü engin mentilerimden öğrendiğim en önemli husus, geçmişi yok saymadan değişime yüreğimi açmak oldu. Belki de ondandır “Kalebodur Yenilik Budur” yaklaşımından etkilenmem











