JOMO: Bir Şeyleri Kaçırmanın Keyfi

FOMO yaşayan bir kişinin zihnine yolculuk yaparsak şu diyaloglara rastlayabiliriz:

JOMO: Bir Şeyleri Kaçırmanın Keyfi

JOMO: Bir Şeyleri Kaçırmanın Keyfi

"Hayat akıyor ve ben sürekli bir şeyleri kaçırıyorum'' hissi, günümüzün en yaygın hislerinden birisi.

Hatta bunun 2013 yılında Oxford sözlüğüne girmiş, çoğunuzun bildiğini tahmin ettiğim bir ismi dahi var: FOMO (Fear Of Missing Out). Türkçeye ''Günceli kaçırma korkusu'' olarak çevirebiliriz.

FOMO'nun artması tahmin edebileceğiniz gibi teknolojinin ve özellikle iletişim araçlarının gelişmesi ile doğru orantılı.

Kanadalı bir iletişim teorisi filozofu olan Marshall McLuhan: “İletişim teknolojileri her zaman sosyal değişimin birincil nedeni olmuştur” diyor bu konuda.

FOMO yaşayan bir kişinin zihnine yolculuk yaparsak şu diyaloglara rastlayabiliriz:

''Çevremdeki herkes benden daha iyi olanaklara sahip, ben her şeyden çok geri kalıyorum.''

''Bu kriptolar ne olacak, düşüyor hemen satayım?'' (FOMO, kripto para, forex gibi piyasalarda en çok para kaybedilmesinin bir numaralı nedeni)

''Hmm %20 indirim varmış, hemen bunu alayım.''

''Evet o kişiden hoşlanıyorum ama ya daha iyisini bulursam?''

"Acaba şu an ben burada çalışırken, onlar napıyor? Bakayım bir şey koymuşlar mı profile?"

Örnekler uzar gider..

Peki bu şekilde çalışan bir zihnin üzerimizdeki etkileri neler olur dersiniz?

  • Tek bir konuya yeterince odaklanıp içselleştirmeden hemen bir diğerine geçeriz. Derinlemesine öğrenme gerçekleşemez.
  • Sürekli mutlu ve eğlenen insan profillerini takip ettiğimizden kendimizi eksik ve güvensiz hissedebiliriz. Öz değerimiz zedelenebilir.
  • İnternette geçirilen zaman, gerçek dünyadaki görevlerimizi sekteye uğratabilir.
  • Tüm bunlar anksiyete ve tükenmişlik ile yaşamamıza neden olabilir.

Eğer siz de bu hisleri yaşıyorsanız, FOMO'nuzu tersine çevirmenin, yani JOMO'ya terfi etmenin vakti geldi demektir. Hadi gelin biraz JOMO'dan bahsedelim.

JOMO Nedir?

JOMO'yu (Joy of Missing Out), Türkçeye ''bir şeyleri kaçırmanın keyfi/sevinci'' olarak çevirebiliriz.

Buradaki ana düşünce ise, içinde bulunduğumuz anın tadını çıkarmak, hayatın değil kendi hızımızın içinde var olmak. Yani zihinsel olarak özgürleşmek!

''Kaçırdığınız her şey, size keyif verecek'.'

FOMO'yu JOMO'ya Dönüştürmek Neler Yapabiliriz?

1- Kendinizi Diğerleriyle Kıyaslamayın.

FOMO'nun en büyük tetikleyicisi, kendimizi başkalarıyla kıyaslamak. Sürekli bizi mutsuzluğa sürükleyen dipsiz bir kıyıdır kıyaslamak.

Kendinizi diğer insanlarla kıyaslarken bulduğunuzda, her şeyin yolunda ve olması gerektiği gibi olduğunu ve hayatınızda minnettar olduğunuz ne çok şey olduğunu hatırlayın. Hatta bunların bir listesini yapmak sizi daha da rahatlatacaktır.

Hepimiz biriciğiz.

Hepimiz şu anki yaşamımıza bambaşka yollardan yürüyerek geldik.

Şu anda da hepimizin yürüdüğü yol farklı.

Hayatı da güzel ve yaşanılası kılan bu aslında; farklılıklarımız.

Başarılarımızı ve deneyimlerimizi başkalarıyla karşılaştırmaya devam ettiğimiz müddetçe zihinsel ve ruhsal olarak iyi hissetmemiz mümkün değil.

2. Ekran Dışında Geçirdiğiniz Süreyi Arttırın.

Uzmanlar, ekran başında geçirilen keyfi sürenin günde 45 dakikayı geçmeyecek şekilde ayarlanmasını öneriyorlar.

Bunun yerine yavaşlayın kendinizle ve sevdiklerinizle vakit geçirin, insani bağlarınızı kuvvetlendirin, kitap okuyun, yürüyüşe çıkın…Rutininize bunları kattığınızda hayatınızda ve zihninizde olan olumlu değişimlere inanamayacaksınız.

Üstelik zamanı anlamlı bir şekilde kullanmak, başkalarının zamanlarını nasıl harcadıkları konusunda endişelenmeyi bırakmanıza yardımcı olacaktır.

(Zamanı kendi lehimize kullanmak için odaklanma becerinizi arttırmak isterseniz bu yazımız da ilginizi çekebilir. Burada da odaklanma becerinizi arttırmaya yönelik ücretsiz e rehberimiz mevcut.)

3. Çevreyle Bağlantı Kurun.

Gün içinde duygularınızı kullanarak çevrenizle bağlantı kurduğunuz anlar yaratın kendinize.

Mesela gün batımını izlemek ve doğada yürümek beni müthiş rahatlatan eylemler.

Rüzgarı hissetmek, kuşların cıvıltısına kulak kabartmak, denizden gelen dalga sesini dinlemek…

Tüm bunlar sizin anda olmanızı sağlayacak, doğayla bağınızı güçlendirecek, tazelenmiş hissettirecek ve minnet duygunuzu da pekiştirecek.

Tüm bunları yaparak FOMO'dan bir anda kurtulamak elbette mümkün değil. Yani zihinsel özgürlük bir anda gelmeyecek.

JOMO'yu yeni bir beceri öğrenmek gibi düşünebilirsiniz.

Sürekli uygulamaya ve tekrara ihtiyacınız var. Her konuda olduğu gibi bunda da uyguladıkça ilerleyecek, pratik yaptıkça mükemmelleşeceksiniz..

Bitirirken şunu da eklemek istiyorum,

Hayatınızın sonuna geldiğinde ve geçmişe baktığınızda, bugün kaçırdığınız o eğlenceden, o yemekten, o tatilden, o eşyadan pişman olmayacaksınız.

Ama ailenizle yeterince vakit geçiremediğinizden, amacınıza ulaşmak için yeterince çalışmadığınızdan ve kendinize karşı yeterince dürüst olmadığınızdan pişman olacaksınız. (Ölmek üzere olan insanların en büyük pişmanlıklarından bahsettiğimiz yazımızın linki burada.)

Hayat zihnimizi pişmanlıklarla doldurmayacak kadar kısa; güzel anılar biriktirmek ve gurur duyduğunuz işler yapmak için yeterince uzun.

Yani bir an önce FOMO'yu yenmeye ve JOMO'yu kucaklamaya bakın.

''Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak hiçbir yerde olmamaktadır. Her yerde olan hiçbir yerde değildir.'' Montaigne

*** Haddini Aş Editörlerimizden Bilge Zağlı'nın kaleminden ***

Küçük Bir Ekleme;

Eğer henüz Haddini Aş Bülten üyesi değilseniz ve benzer içeriklerden ilham almak isterseniz; buradan bülten ailemize katılıp, aynı zamanda sürpriz hediyelerimizin keyfini çıkarabilirsiniz.

Hemen önümüzdeki günlerde gerçekleşecek canlı eğitimleri merak ederseniz, link burada. (Linkedin eğitimim için son 3 koltuk!)

İş yaşamında kafanız karışıksa, sıkışmış hissediyorsanız, kariyerinizde bir dönüşüm başlatmak istiyorsanız ya da işinizi büyütmek istiyorsanız ve bir mentorun desteğine ihtiyaç duyarsanız, detaylar burada.