İZMİR İZLENİMLERİ...

Çok yaşa Sevgili İzmir, dağların yanmasın, dağlarında hep çiçekler açsın…

İZMİR İZLENİMLERİ...
Gündüz denizden karaya, gece karadan denize dönen büyülü bir esinti, bina yığınlarına rağmen yüzbinlerce yıllık dönüşümüne devam eden kadim Gediz deltası, flamingolar, pelikanlar, ak balıkçıllar, endişesiz, dost canlısı köpekler, kediler ve martılar, geniş yeşil alanlar, çayır çimen, akşam oldu mu binalardan süzülüp sahile akan, iskemlesini, masasını atıp keyifli sohbetlere dalan insanlar, grup grup toplanıp müzik çalan, şarkı söyleyen, voleybol oynayan gençler, ailecek bisiklete binenler, çevreden gelen -deniz börülcesinden üzümüne, kavunundan incirine, barbunyasından domatesine- yüzlerce ürünün tazecik satıldığı pazar, hemen yanıbaşında bavulunu açanın zabıtadan kaçmadan ikinci el ürünlerini satabildiği, satanın da alanın da birbiriyle ve eşya ile insani bağlar kurduğu, sürdürülebilirliğin adını koyan şenlikli bit pazarı, neredeyse hiçbirinin müşterisi eksik olmayan kafeler, lokantalar, meyhaneler, pastaneler, göz göze gelmekten kaçınmayan, kaç göçü olmayan, gülümseyen, selam veren insanlar… İzmir’e yangınlardan hemen sonra gittim, ilk defa iki günden fazla kalma fırsatım oldu. Şehrin sakin, rahat, sosyal, özgürlükçü, kültürüne bayıldım. “Cumhuriyetimizin hedeflediği yaşam kültürü” dedim kendi kendime; kimsenin kimsenin hamisi, bekçisi, zebanisi veya abisi, müridi, şeyhi olmadığı, herkesin kendisi olabildiği, birbirinin varlığına ve tercihlerine saygı duyduğu, yargılamadığı, insanlara kendilerini gerçekleştirebilmeleri için temel sosyal olanakların tanındığı, en ama en önemlisi kimsenin özgürlüklerine yersizce, hadsizce müdahale edilmediği, özgürlüklerin de narin bir tür gibi korunduğu incelikli, içten bir kültür… İnsanların gösterişe değil yaşam keyfine odaklandığı bir toplumsal doku… Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine… Yaz sıcağında insanın tenini okşayan, serinleten o canım esinti var ya, hani o denizden karaya esen; nehirlerin yardığı vadileri yol yapsın, taa içlere kadar sokulsun, insanlarımızı sarıp sarmalasın, herkes bu özgürlük ikliminin tadını çıkarsın. Çok yaşa Sevgili İzmir, dağların yanmasın, dağlarında hep çiçekler açsın…

Prof. Dr. Ayşe Odman Boztosun

 
Erenköy İlkokulu/Robert Kolej/ İÜHF/ MJur-MSt University of Oxford Doktora