İstanbul’a Çalışmak İçin Gelenler Neden “İpsiz Sapsız” Diye Anılmıştı?
İstanbul’a çalışmak için gelenlerin “ipsiz sapsız” olarak anılmasının tarihsel ve toplumsal kökenleri ortaya konuyor. Göç, işsizlik ve kentleşme anlatılıyor.
TÜRKİYE GÜNLÜĞÜ / TÜRKİYE
Hamallık ya da amelelik, bir dönem İstanbul'a iş bulma ümidiyle gelenlerin en temel geçim yollarındandı. Ancak bu işleri yapabilmek için de belirli araçlara sahip olmak gerekiyordu. İşte o araçlara sahip olamayanlar, zamanla toplumda "ipsiz sapsız" olarak anılmaya başlandı.
-
ve 20. yüzyıl başlarında Anadolu’nun farklı şehirlerinden İstanbul’a gelen kişilerin büyük kısmı ne belirli bir tahsile sahipti ne de bir meslekte uzmanlaşmıştı. Bu nedenle geldikleri büyük şehirde çoğu zaman fiziksel güç gerektiren geçici işlere yönelmek zorunda kalıyorlardı. Hamallık, en yaygın seçeneklerden biriydi. Ancak bu iş için gerekli olan ip ve kayış gibi basit ekipmanlara sahip olmak bile bazıları için lükstü. Benzer şekilde, inşaatlarda çalışan amelelerin de kazma ve kürek gibi temel araçları olması gerekiyordu.
Bu araçlara sahip olmayanlar, çoğunlukla iş bulamıyor, dolayısıyla başıboş şekilde sokaklarda dolaşmak zorunda kalıyorlardı. Zamanla bu durum, halk arasında alaycı ve dışlayıcı bir tanımlamaya dönüştü: “İpsiz sapsız.” Başlangıçta gerçekten fiziksel ekipmandan yoksun bireyler için kullanılan bu ifade, zamanla düzene uymayan, başıboş, sahipsiz veya sosyal olarak dışlanmış kimseleri tanımlayan bir deyim halini aldı.
Kökeni, ekonomik koşullar ve araç gereç yoksunluğuna dayansa da "ipsiz sapsız" ifadesi zamanla sosyolojik bir kimliğe dönüştü. Bu tabir, sadece maddi değil, aynı zamanda manevi bir yoksunluğu da ima eder hale geldi. Özellikle kent kültürüne adapte olamayan, gündelik yaşamın düzenine ayak uyduramayan bireyler için kullanıldı. Bu durum, şehrin büyüyen sosyal yapısı içinde yeni gelenlerin marjinalleşmesini de hızlandırdı.
Bugün, bu tür ifadeler tarihsel ve sosyolojik bağlamda yeniden değerlendirilerek toplumsal eşitsizliklerin ve göçün yarattığı yapısal sorunların anlaşılmasına katkı sağlıyor. İstanbul’un tarihindeki bu küçük dil ayrıntısı bile, kentleşmenin ve iş gücü piyasasının sosyal yansımalarını gözler önüne seriyor.
Tarih Arşivi Sayfasından ALINTI













