İnsan aynı kişiye iki kez rastlar mı? Zamanın dönüştürdüğü karşılaşmalar

Afet Ergü’nün pedagojik formasyon sürecinde kaleme aldığı metin, zamanın insanı ve ilişkileri nasıl dönüştürdüğünü, yıllar sonra yeniden karşılaşmalar üzerinden ele alıyor.

İnsan aynı kişiye iki kez rastlar mı? Zamanın dönüştürdüğü karşılaşmalar
İnsan hep aynı kişiye rastladığını sanır. Oysa yıllar geçtikçe fark eder ki aslında kimseye iki kere rastlamaz.
Aynı yüz, aynı ses, aynı isim… ama içi bambaşka bir insan durur karşında.
Hayat, kimseyi olduğu yerde bırakmaz; ya sertleştirir ya inceltir, ya öğretir ya da yorar.

Ve bazen iki insan, birbirlerini kırar, yıpratır, anlamaz. Çünkü Henüz neyi taşıyabileceklerini bilmeden, neyi inciteceklerini fark etmeden, duyguları yaşamak ister.
Ve eğer, koşullar olgunlaşmamışsa o karşılaşmalar genelde yarayla biter. Çünkü herkes biraz eksik, biraz savunmasız, biraz da acemidir.

Sonra zaman girer araya. Zaman her şeyi, hemen düzeltmez ama çoğu şeyi ayırt eder. İnsan kendi hatasını başkasının hatasından ayırmayı öğrenir.

Nerede sustuğunu, nerede fazla konuştuğunu; nerede kaçtığını, nerede tutunamadığını görür. Başkasının karanlığını anlamak için önce kendi karanlığına bakmayı öğrenir. İşte o noktada ruh olgunlaşır.
Sessizleşir. Daha az ister, daha doğru ister.

Yazıda denildiği gibi
Kendilerini onarmış, hayatın süzgecinden geçmiş o iki insan. Yapılana, yapılmayana hissedilen pişmanlıklar, keşkeler, meğerler...
Büyütür, iyileştirir... Çocukken üzdüğün arkadaşına, yıllar sonra rastlayınca ona tebessümle bakmak gibi..

Peki böyle iki insan, yıllar sonra yeniden karşılaşırsa ne olur?

Yıllar sonra aynı iki insan yeniden karşılaşırsa, bu her zaman geçmişin tekrarı olmaz. Çünkü artık kim nerede kırıldığını, nerede kırdığını bilir. Acının dili tanıdıktır ama bu kez yol göstericidir. Eskiden savunma olan suskunluk, yerini anlayışa bırakabilir. Eskiden kaçılan şeyler, bu kez konuşulabilir.

Böyle bir karşılaşma bazen yeni bir hikâyeye dönüşür. Hem de daha sakin, daha dürüst, daha az yaralayıcı bir hikâyeye. Çünkü iki insan da artık neyi taşıyabileceğini, neyi taşıyamayacağını bilir. Yan yana gelmek bu kez bir ihtiyaçtan değil, bir seçimden doğar.

İnsan bazen yanlış zamanda doğru kişiye, bazen doğru zamanda yaralı hâliyle denk gelir. Yıllar sonra yeniden karşılaşmak, tam da bu yüzden, kaderden çok olgunlaşmış bir cesaret ister.

Ve belki de en gerçek umut şudur:
Aynı iki insan, bu kez birbirine zarar vermeden sevebilecek hâle gelmiş olabilir.

Afet Ergü

2018 yılında Ankara Gazi üniversitesi, Kastamonu Eğitim Fakültesinde, pedagojik formasyon aldığım dönemde, öğretmen adaylarına sınıf sunumu için yazdığım kompozisyon ödevimdi.

Afet Ergü

Türkolog/Türkçe&TDE Öğretmeni/Sosyal Medya Uzmanı/Aktivist/Yazar/Tiyatro